2
Yorum
2
Beğeni
0,0
Puan
190
Okunma

Sanırım 1960’lar.
Develler Köyü İlkokulu
Bazen elinize siyah beyaz bir fotoğraf geçer; köyümüzün kalabalık olduğu yıllardan kalma... Bir fotoğrafa bakarsınız, aslında koskoca bir ömür size bakıyordur.
Düşünsenize... Şimdi köyde ne okul kaldı ne de "bunlar benim ilkokul arkadaşlarım" diyebileceğiniz yeni bir fotoğraf çekilecek. O kapılar kapandı, zil sustu, sıralar sessizliğe emanet edildi.
O eski, biraz solmuş bodiyeleriyle objektife gülümseyen çocuklar var ya... Bana kalırsa onlar bugünün en şanslı insanlarıydı. Çünkü bir fotoğrafın içine yalnızca yüzlerini değil, çocukluklarını da sığdırabilmişlerdi.
O zamanlar yokluk vardı. Bir bodiye mezun olan ağabeyden küçük kardeşe, o da komşunun çocuğuna miras kalırdı. Kumaş eskirdi ama paylaşmak eskimezdi. İnsanların cebi fakirdi, gönlü zengindi.
Bugün çocukların avuçlarında ekranların ışığı var. Oysa o günlerin çocukları avuçlarına tebeşir tozu, dizlerine toprak, ceplerine ise unutulmayacak anılar doldururdu.
Ne olur, bu fotoğrafa biraz daha dikkatli bakın...
Çünkü birazdan zil çalacak. Çığlık çığlığa koşacak çocuklar Develler’in meşhur Demirol Çeşmesi’ne. Buz gibi su, bütün susamışlığı bir yudumda unutturacak. Sonra goca kavağın gölgesine sığınıp nefeslenecekler; rüzgâr yaprakları çevirirken zaman da usulca bir sayfa çevirecek.
O günlerde akıllı tahta yoktu belki; ama kara tahtanın önünde beyaz tebeşir tozu gibi havalanan kahkahalar vardı. Develler’in sokaklarında, okul bahçesinde saklambaç oynayan çocuklar vardı.
Galiba en iyi saklanan onlar oldu...
Her köye gidişimde onları arıyorum. Sokaklarda sesleri yok, çeşme başında gölgeleri yok, goca kavağın altında izleri yok...
Sadece bu eski okul fotoğrafında duruyorlar.
Ve inanıyorum ki...
Onları bugün hâlâ yalnızca bu fotoğrafta sobeleyebilirsiniz.
Hüseyin Çomak
Denizli Çal Develler Köyü
Haziran 2026
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.