24.10.2017 04:27:54
Eski İstanbul’daki yalımız tahtaydı
Müştemilatta kalan yardımcı Yahya’ydı
Atlarımız ahırda bakıcısı kahyaydı
Gökyüzü görünmez sanırsın ceviz
Yaşam betondan turşu bu nasıl perhiz
***
İki katlı evimiz teyzemler üst kattalar
Ninem ölünce satmaya harekattalar
Annemler duymasın her gün avukattalar
Anneciğim çırpınır paşa dedemden kaldı
Nineciğim cevizin kökü annem ise daldı
***
Ne dal kaldı ne gövde kök sökülerek telef
Parayı görünce dost olur halefle selef
Yediler yalıyı kahvaltıda mükellef
Çocuktum geldi göbekli para babası
Pleymut yeni çıkmıştı buydu arabası
***
Yıktılar evimi tahtası betona kalıp
Asırlık yalımız gitti hatıralarımızı çalıp
Hayatımızı verdik kağıt paralar alıp
Yetmezmiş yeni geline binanın alanı
Zengine değil fakiredir Boğazın talanı
***
Para yitti gitti yendi ne oldu şimdi
Çocukken bilmedim anılarımı çalan kimdi
Dram başlayınca sahne Traji Komedi
Çocukluk anılarım betonlara karıştı
Üç nesil bu evde kavga etti barıştı
***
Para biter dost kim anılarını satar
Maddiyat yetmez çoğu, işte Katar
Kırımda paşaymış dedeler bende tatar
Zenginlik başa bela az versin öz versin
Görmezsin yaşananları SATALIM dersin