12
Yorum
17
Beğeni
5,0
Puan
141
Okunma
Bu akşam
Ruhum sana misafir...
Kırık dökük kapından
Ellerim olmayan ziline uzanmadan
Ayaklarım eşiğine dokunmadan...
Sessiz...
Bir köşede
Çürüyen merteginde
çakılı civiye bakacağım...
Orada asılı yanıyor
hâtıranın en eski
en mahzun kandili…
fitili eğri ışığı yarım
Bir zaman yolcusu gibi
isleri tavanında dolaşır ...
Ben ...
Bu gece oradan geçiyorum
gözlerimi tutarak...
Bilirim
Bakarsam
bütün geçmiş üstüme devrilir...
Sen...
Adının harfleri
kandilin içinde yandıkça...
Gönlüm ...
Eski bir vaktin içinde kalmışcasına
Feryat eder
ismi anılmayan bir mevsim gibi
Islıklar ve uğultular içinde...
Şimdi yokluğun
bir eski konağın avlusunda
Sahnelenir...
Zamanın içinde kurumuş
unutulmuş bir su sesi…
duyulmaz sanılırken
birden
canlanır...
Gecenin en tenha yerinde
kendini ele verir...
Ve ben sustum
sözlerim kısıldı
Gözlerim konuştu...
Harflerim döküldü yüreğimden
bir meçhulün eşiğinde ...
İşte o ...
yıllardır bitmeyen bir cümle gibi
Hâlâ o köşede yanıyor...
Işığı sana
karanlığı bana düşüyor...
Turgay Kılıç
5.0
100% (11)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.