4
Yorum
5
Beğeni
5,0
Puan
63
Okunma

En güzel yaşlarım gitti
Hep bir ah çekmekle.
Ömrüm geldi geçti
Bir hazan yeli gibi,
Ama bitmedi çektiğim çile…
Bir seher vakti
Oturdum kapının eşiğine,
Geçti gözlerimin önünden
Çocukluğum, gençliğim.
Anladım ki en güzel günüm,
Dizinin dibinde oturduğum günmüş anne…
Sonrasını sorma garip anam,
Gülmemiş ki senin kızın.
Dertleri derya olmuş da taşmış,
Nice geceler dizlerini dövmüş.
Ahh garip anam…
Bir otursam dizinin dibine,
Yıllarca sustuklarımı anlatsam sana bir bir…
Kimse bilmez şu kızının çektiği acıları.
Herkes “gamsız” der geçer,
Oysa dışım eli yakmıştı,
İçimde kor beni yakmıştı.
Ahh anne…
Daha küçücük yaşta
Hayat öğretmişti bana
Ayakta nasıl durulur diye.
Yıllar yılları kovaladı,
Yaşım geçti kırkı.
Saçlarıma zamansız karlar yağdı,
Yüzümde çizgiler yok diye
Gamsız sandılar beni.
Bilmezlerdi yaşadıklarımı yaşasalardı
İsyankâr olurlardı.
Ama ben hiç isyan etmedim anne…
“Bu da imtihan” dedim,
“Bu da geçer.”
Sabır diledim Rabbimden.
Sabrımın selameti
Kızımın çocukları oldu,
Ama yine geceden sabaha
Kalem elimde kaldım.
Bilirsin anne,
Ben geceleri başka severim.
Sen hep dersin ya:
“Gece kuşu yine ayakta…”
Ahh anne…
Uykular hep firari.
Yılların yükü uyutmuyor ki beni.
Bazen düşünürüm;
Acaba huzurla yatacağım gün
Öldüğüm gün mü olacak?
Döküldü sözlerim dizelere,
Sığmadı içim gecelere.
Bir ömür sustum da anne,
Derman bulmadım senelere…
Yine kalem coştu anne…
Yüreğim taştı bu gece de.
Asya Öztürk
17.05.2026
5.0
100% (5)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.