21
Yorum
46
Beğeni
0,0
Puan
1225
Okunma

Şu koskoca dünyada iki zaman arası
Tek nefeslik can ile geçer ömür dediğin
Türlü nimet içinde boşalmazken sofrası
Sevinçle ve hüznünle göçer ömür dediğin
Bağrını yer eylemiş tüttüren sobasıyla
Seneleri yol eder ağarmış abasıyla
Yaşadığı çileyi bitirme çabasıyla
Harmanında hasatı biçer ömür dediğin
Bazen günlük güneşlik ya da hava kararmış
Nice düşlere hatrı kendinden önce varmış
Tozar gönül şehrinde beti benzi sararmış
İçindeki hasreti saçar ömür dediğin
Bin bir melal dilinde uzun geçen kışları
Neden koşup çıktığı inemez yokuşları
Durup, halinden bezgin daldığı bakışları
Umutlara yan çizip kaçar ömür dediğin
....
Gelmiş ayak sürmeye yağmur boran ve karda
Beşikten kabre kadar kâr da olsa zarar da
Tutunacak dal arar yaprak gibi baharda
Varlık içinde sırla açar ömür dediğin.
Nezahat YILDIZ KAYA