4
Yorum
8
Beğeni
5,0
Puan
1394
Okunma

kangal dikeni tohumu, nohut,
ya da Hecazdan gelmiş kahve
üçe bükülen "gayfe tavasında" kavrulur,
yanık-ağır bir koku,
her tarafa sinerdi
el değirmeninde öğütülür
veya el dibeğinde dövülür
dedemin kahve değirmeni
oldu-bitti diri çekerdi
üfleyerek çıtırdaklı çalı tutuşturulur
üsdüne çelme sokulur
dutuşunca, iki kütük
köz oldumuydu, ocakta
cezve köze sürülür,
etrafına köz yığılır
köpürmeye başladımıydı önce
kahvenin köpüğü pay edilir fincanlara
sonra tekrar ateşe sürülür
bu defa telveli kısım,
ödünç verilecekmiş gibi
silmece
çay değil ki dudak payı ayrılsın
içim gider,
sünnetleyemem telveyi
“-çocuklar kahve içerse;
tabanları yarılır,
teni gararır.”
“-kahve içenin rengi kararır
kara oğlanı gızlar beğenmez.”
“-çay-cığara içenin benzi sararır
ecel gelmeden ölünmez
emme
zati cığara torun gösdertmez”
güya Ceviz Osman kahveye direkleri
“iki üfür bir sömüre” almış
çay kutusu veresiye defterini
soba tutuştururken yakmış
oturmuş Ceviz ile Arifosmanı
herkese veresiye salınmış
“-üç aşşa beş (y)okarı”
güya yandığını kimse bilmeyecek
Feyzullah efendi bakmış-bakmış
basmış kalayı.
“-ülen pok o(ğ)lu pok" demiş
"-sen kimsin bana verese çay verecek”
oysa onu yazan Arif Emmi
Feyzullah ayda yılda bi geldiğini
peş para çay içtiğini ne bilecek
herkes salgıyı kuzu kuzu ödemiş
sadece Feyzullah Hoca deftere itibar etmemiş.
küsmüş bir daha da kahveye gitmemiş
Ceviz Osman "çetele yandı" diyememiş
böylece; peşin içen
tek müşteriyi de kaybetmiş
“-Ceviz müsama(ha) etmez kahvede
ayınga tütünü işmeye
“gayfaya kim neye getcek, öyleye
tütün işmeyceğsek”
“-ser de deliğannılıg yelleri
“ayıngayı men ettiler”
de(ğil) mi
birbirine selam alıp vermeyen, genşler
tütün sayasında sıkı ırafık gari..
kimseye Alalhın gulu deye
bi lokma ekmek koklatmayannar
kaçakçılardan maçakcılardan ayınga bulannara mutu oldular,
iki ğün sonura n’olur-n’olmaz
epaplık adına birbirlerini golladılar
biz de yasağınan cığaraya başladık,
ayıngamız tükenince,
otlanmaya alıştık
otlakcılık sayansında eyi ğün dostlarını artırdık
haram, mekruh, zehir zıkkım diye goyâ para vermezdik tütüne
amma tabaka sahabından fazla içerdik
Allahın onaracağı işte
topuğunu aşmayan adamlar bile yetmezdi de
el-ayak öptürürdüler mencilisde
goya adama ağa diye keyf bağışlardık
ardıç kabığı, ceviz yaprağı, bilmen ne otu; ayınga yoksa
gasteye, çımanto kaadına sarardık,
İstanboldan getirdi Çakırın Musa
cığara kaadı, mıhtar çakmaa, tabaka
birer de dakım aldık”
zengin işi o devir
çakmak, tütün tabakası
menşur darb-ı meseldir
"ne arasın hacamatta gav çakmağı"
der, der, ortadaki tabakadan sarardık
insan birez de ayağını yorganına göre uzatmalı
ileri-geri atıp tutmamalı
sofrada elini, mencilisde dilini dutmalı
herşeyin azı yarar, çoğu zarardır
hak ortası garardır.
bi(r) cı(ğa)rayı üş beş sefer yakardık
Tütün
"-tütünün men behrinde
yalan söylenmesini
sevmeyen bir hakimin huzuruna
çıkarmışlar bencileyin bi(r) köylüyü
"-aman ha sakın yalan söyleme
yanarsın valla
deye sıkı sıkı tembeyhlemiş bunu" köylü
hakim bey bakmış garibanın teki
"-bari çoluk-çocu(ğu) irezil-ürüsva(y) olmasın
bi cahillik etmiş, belli
bu efendi bi köylü" demiş içinden
buna dönüp "-sen" demiş
"-tütün içmessin de(ğil) mi"
vetandaş "-içerin" demiş
"-içmezsin, içmezsin,
sana iftira atmışlar"
………
"-ben tütün içeni gözlerinden tanırın,
sen tütün içen birine benzemeyon
tütün içenin barnakları-dırnakları sararı(r)
bıyı(ğ)ı sararı(r), soluğu kokar
yanına varılmaz
irengi bom-bozdur, öğsürür,
marazdan gurtulmaz
sen cı(ğ)ara içen birine
hele hele ayınga içen birine heş benzemeyon"
senin köylü göya yalan söyleme(ye)cek ya
"-içerin hakim bey, kaçak da olsa içerin" demiş
hakim oğlum içmen de; de seni koyvurayın get"
deye ısrar etdikçe
köylü de "-hakim bey beni sınayo ellehem" deye
yoruyomuş kendince,
o da "-içerin" deye inatlaşmış..
hakim "-oğlum “içmen” de goyvuracan,
salacan valla billa salıvıacan” deyince
seninki "-valla da içerin,
billada içerin” demiş
hakim de dayanamamış, cezayı vermiş
"-madem öyle
benden günah getdi,
valla da cezayı yedin,
billa da cezayı yedin" demiş.
Yörük Haceli’yi şahit yazdırmışlar
“-aman ha bu hakim yalancı şahide zıt-geder
durduk yerde başınıza bela alman”
deye tebeyhlemişler
söz temsili zabahdan,
rica minnet ma(h)kemenin gapısında
beglemeye başlamışlar
dövlet mamiri ya gari, hakimler
neçeden sonura gelmişler
maytaplarını geşmişler
gastelerini okumuşlar
simitlerini yemişler
çaylarını işmişler
neden sonura
davalara geşmişler
bi davaya bakıp mola vermişler
bi dava daha
arada bi muhabbet da(h)a
çay-gayfa gırıla
derkene bunnarın duruşmalar başlamış
emme hala bunu çağıran-mağıran yok
senin Haceli bakmış olma(ya)cak
dayanamamış, tiyreki de olunşa
n(ih)ayet tabakayı çıkarmış
bi cığara dolamış
cığara kaadının gıranını diliyle yalamış
ince-ince koparıp yapışdırmış
gomuş tabakaya
sonura bi dene taha
tabakanın içine sıralamış
hala ça(ğ)rılmamış
son sardığı cığara tabakaya fazla gelmiş
seninki de etmiş edememiş
makemede olduğunu unutmuş haralda
mıhtar çakmaanı çakmış
daha bi somruk somurmadan
“-Haceli Şaaam!” deye
mubaşir Haceli’yi çağırmış
Haceli cığarayı atsa yazzık ol(a)cak
ucunu koparıp cığarayı cebine gatmış
yemin-billahdan sonura
Hakim bey
“-anlat bakalım ne biliyon”
seninki başlamış “-efendim....
işde şöyleyken şöyle oldu,
böyleyken böyle oldu
bu hunu dedi, öteyki şunu” deye anlatmaya
hakim; “-evladım yemin ettiğini hatırlatmama
nüzum yok ona ğöre” demiş
o da “-yoğ efendim” deye devam etmiş
bu hala annatmaya dövam ediyomuş
“yok höyle yok böyle”
hakim “-oğlum yanıyon” demiş
o da aklı sıra “-hakim beni yalançı şahit miyin
acaba deye sınayo” derimiş içinden
tongaya basmamağ uçu, gayat gararlı
“-şeriatın kesdiği barnak acımaz efendim” derimiş
hakim ne gadar da “-oğlum yanıyon” deye
izbar etdiyse de anlatdıklarından caymazımış
“-valla efendim öyle oldu, böyle oldu
bu bunu dedi, o onu söyledi”
hakim izah etmeğ uçu durumu
yani “-oğlum yanıyon” dedigcene
“valla-billa do(ğ)ru söyleyon hakim bey
ettiğim yemini unutmadım deye
inatlaşırımış
hakim “-oğlum yanıyon” deyinşe
içinden “-eyvah boku yedik” deye geçiririmiş
bakmış dikguyrukluğun alemi yok,
izbar etmekden vazgeşmiş,
gopçaları salıvımış
“-hakim bey bana acımazsanız
çoluk-çocu(ğu)ma ac(ıy)ın
ben kendime değil çoluk-çocu(ğu)ma yanarın
anam avradım ossun,
benim bu hadisede zerre ğadar m(en)afatım,
en ufak bi güna(hı)m yok
ben yalançı sahıt de(ği)lin”
deye yemin billah ederimiş, faldırdarımış
bunun gorku bokuna hayıflandığını anlamış
hakimi bi gülmeğ almış
bakmışlar hakimin gülmekden gözleri yaşarmış
kimezi bilelek, kimezi bilmeden
herkeş makaraları salıvımış
halbuyku Hacelinin ceket essahdan yanmış.
me(ğ)ere , cığaranın ataşlı yanı atça(ğı) yerde
yanılıb da cebine ğatmamış mı
kendi farkında deği tabi,
nassı olsa cığarası sönük
içeriyi bi koku sarmış göynük-göynük
cebinden lapır tumanı ğibi direklenmiş
ortalıkda bi gonursu bi koku peydah olmuş
belki de “-biri içerde cığara içiyo”
sanmışdır zağar kimbili
Allahın garibi
ha! n’olacak
iş de o daa.. değirmenciliğinen geldi
geşdi,
getdi..
vardı
DİPNOT
gayfe / kahve
çelme: çalının dal veya gövdesinden tahra ile çelinerek (yelenerek)çıkarılan nispeten daha ince dal odun
çelmece
silme: ağzına kadar dolu
sünnetlemek : bir yemek kabını silerek, sıyırarak yemek artığı bırakmayacak şekilde yiyerek demizlemek
bazılarına göre "Kel Arif’dir”
verese/veresiye: kredili, sonra ödenmek üzere
salgı: birisi tarafından diğerlerini ödemesi için belirlenen tutar, fona katkı
müsamaha: görmezden gelme, anlayış gösterme, hoşgörü, tolerans, izin
kaçak tütün
mutu / muti / mut : düşkün, itaatkar, emir bekler
otlanmak : beleşe konmak,
takım: ağızlık
men : yasaklama
men behri . yasaklandığı zamanlar
tembih: uyarma, hatırlatma, ikaz
tembeyh / tembih : öğüt, uyarı, ikaz
mesela,
somurmak / sömürmek, nefesle içe çekmek
dik kuyrukluk : işnatçılık
gopçaları salmak: sergilemeye çalıştığı durumdan vaz geçmek, korkudan yelkenleri indirmek,
gopça: düğme
faldırdamak / feldirdemek : korkudan eli ayağı karışmak, söyledikleri tutarsızlaşmak, faldır faldır titremek,
Meere/ meğere/ meğerse/ meğersem/meerem : meğer, meğerse, gerçekte, aslında, halbuli
gonursu : yanık bez kokusu
sanırım, bence, zannımca
Fotoğraf
Aşkar Yörüklerinden
ALICA’nın oğulları
Deveci, Tırkırdak, Kucur ve Mustafa Askerde kalmış)
5.0
100% (7)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.