16
Yorum
21
Beğeni
0,0
Puan
1972
Okunma

uykusu kaçkın şiirin
sararmış sayfasını açmış önüme
kendinden bir türlü dışarıya çıkamayan
insanların sokağına kurulmuş
oyuna bir türlü doymayan çocukları
küçük şeylerden büyük olaylar yaratan insanları
ve çarşıyı kara örtülü fotoğraf makinasıyla seyreden Mashar amcayı
evden bir kaç adımda ulaştığımız Atatürk büstünü
kapı önlerindeki esnafı
maymunlu vitrini
almış içine
geçip gitmiyor dün
şiire girmeden
bir bayram yerini ya da bayraklı resmimi
sokuyor gözümün içine
ama ben bir yaş daha aldım diye hiç şiir yazmadım
hep şaşırdım doğum günümü
bazen ayın üçü, bazen on biri oldu
oysa eylülün ikisiydi
önemsizdi
çıkmaz bir sokağa açmak gözlerini
yıkıldı yıkılacak bir evde
saman ve hayvan dışkısı kokusunda
sonra anne elinden susam, gül almak
küçük bir eve doldurarak kocaman bir dünyayı
kirazı, vişnesi, eriği, kayısıyla
ve mayhoş elmasıyla bahçeyi
ne zaman gördüm ellerimi unuttum
hep bir dikiş iğnesi vardı elimde
daha da düşmedi
üç beş kuruş bile kazandım
çocuk harçlığı
kitap parası
bol zamanlar arardım
oturup okuyup yazacağım
gece sarhoş gelip tedirgin etmemeliydi bir koca
özgür olmalıydım
yaşamda, kalemde, aşkta
zorla kimseyi alamazdım kalbime
gönül sırça bir saraydı
herkesi almazdı öyle
açmazdı kilitli kapısını
yerli yersiz çalana
nasıl girdiyse içime
şiir girdi
o bilmezdi uyumayı
beni de uyutmadı
02. 09. 2015 / Nazik Gülünay
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.