0
Yorum
7
Beğeni
5,0
Puan
846
Okunma

bir circumstance öyküsü
insan duvara dayayınca başını aklına geliyor
en son ne zaman boyandığını
ıslak, hafif nemlice saçlarını kireçli bir ağaca yaslar gibi
pütür aylar çıkıp, yokluğunda boynuna sokak isimleri asılır
geceleri denizin siyahıdır
sonu gelmez gölgeler uzarken
başka bir kuytu bulur yığılırız
uzaklarda bir gemi ışığının sönüklüğüdür gözlerindeki iman
daha yakın olunca
muzaffer bir pankart gibi ellerinde
yalnızlığın muma çevirdiği insanlar
bir o kadar da yalnız iki binler
ışığın istenmez haline ulaştığı imzalı bir fotoğrafı gibi
hiçbir çirkin, itiraf edemez güzel olamayacağını
oysa iyi bilir fotoğrafçılar
öpülmemiş yer bırakmaz son rötüşlerde
bunlar diri bir iblisin oyunudur
piyesin en kısa sözünü söyleyip, sahneden çıkacak oyuncu kadar üzgün
kayıp bir oğlanı arayan dünün entrikası
yarın belki olmayabilir de
nefes alamayanlarımız da iyi bilir
ellerimiz ne kadar yıkasak nafile
alnımızın ortasında açar çiçeğini kin gülü
şimdi sen ne güzelsin
söylediklerinin yarısında kaldım
bunları geçilmez görüyorum
tezgahın üzerinde kırmızı bir yalan
üzerine kaç yumurta kırıldığında affederler bizi
kaç kalbin izi vardır
biraz tereddüt dönüştürüldüğünde
toksinlerin bir sebebi
senin olmadığın bıçağın kesmeyişi
büzüşüp ömrüne sızlanan delikanlı
uzatmalı olmasaydı bu öykünün bitişi
geriye kalan terleri çalan davranış bilimi
herkesin anlayabileceği kadar süslüyor milli ilişkisini
ormanın içinde uygun bir ağaç gövdesi
soyun, soyunun - yeteri kadar uyuşmadan
mozaiği kapladığında gerekli parçalar
ihanetin kanallarında okşanan bir fikir gibi insan,
zorla hayallerivücutlarındankesilipatılırbirçöptenekesine
gazetenin olmadık sayfasına karıştı dölü akşamın
sıcak bir teğet çizdi yosun kokusu
hiç farkına varmayıp tehditle insan teniyle hazır
ölülerin güzel koktuğu toprağa değerken
ayağında şelale hırçınlığı taşır mavi bir damar
yine de korkuyorsun
şiddet tükendiğinde sapanlara sıçan bir karga devrimlere inanır
peygamber sabrı taşır kanatları
ne kadar küçük de olsa
ve kısa da yazılsa her bir son
tüm palavralar bir yana
hiçbir şeyi olmayanların göğsündeki ateşe benzer
sarılmak bir dağa
bir circumstance öyküsü diyorum
güzel rol yapamıyorlar
şaşırtıcı değil. bozuk para olabilirim
canan da artık hiç güzel değil
çay buz
tabanlarım gibi
5.0
100% (3)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.