Soyulduğu halde gülen adam hırsızdan bir şey çalmış demektir, boş yere üzülen ise kendi kendini soyar. william shakespeare
HakkınSesi
HakkınSesi

"Eve Dönemiyorum"

Yorum

"Eve Dönemiyorum"

( 14 kişi )

7

Yorum

30

Beğeni

5,0

Puan

881

Okunma

"Eve Dönemiyorum"






bendim, yorgun
hayalleri olan adam
yollarda kaybettiğim gençliğimi
uzun süredir bir eve hapsedip,
unutamadığım ne kadar acı
ve kavuşmak varsa yazmıştım.

günlerim aynı kapıya çıkıyordu
ahşap, tozlu ve ağır bir kapıydı
her seferinde anahtarı ararken
ellerim tütüne karışıyordu cebimde
pantolonum tiryakisiydi yalnızlığın
suratsız kapıya bakıyorduk her gece
hayalini kuruyorduk kapının açılıp
artık yüzü belirsiz sevdaları görmeye

öyle dargın, bıkkın bırakıldım ki,
bir gün dedim ki "Tanrının öldüğü
ve onu gömdüğümüz yerdeyiz,
artık bizim için ölüm bile yok"
sevmeyenler yine kapımı çalmadan
telefonlara koşup hatırımı sordular
acıtmak, kırmak ve yargılamak için
Tanrı umurlarında bile değildi
cennet dillerinde bayram şekeri
kelimeleri ise cehennem azabı
"ben" dedim, "duydum onları,
bacaklarından akan artık zamandı"

duvarlardan evini sevenlerin eserlerini
indirirken ağlak bir surat ifadesiyle
anladım ki, değer müfredattan siktiri yemiş
bir Latin dansı kadar kıvrak gözlerde
yalnızca güçsüz benlikleri için oyun imiş,
ne adaletsiz dünya!
"bunu bile derken artık gam yok", bilirsin
sen hiçten az
vardan daha fazla bilmeye meyyal
düşlerinin otobüsünü kaçırıp
bir bankta sessiz ağlayışları tercih etmişsin

unutuvermişim bir parmağı kırık şemsiyemi,
saçlarıma akı düşmüş yaşamanın,
ne zaman yağmur yağsa aynı kayalıkta
ıslanmadan dudaklarımı öpmeyi,
atlamadan hiçbir kırgın yerini
kendime sarılabilmeyi özlemişimdir
denizin eteklerini ıslatırken gözlerim
birkaç düşü çoktan yıkamıştır dalgalar
ne de olsa kum üzerine yazılır sevdalar

izah matem elinde meltem kadar sadık,
telafiler suspayı, tam da aklı kaçırmalık
çiçekler, yalnız sizin mi kuruyor kadın?
bir adın bile yok, bir adım, buradaydın
sen de iyi bilirsin ki sulamak yetmez
ne çiçekleri, ne de gözyaşlarıyla kalbi
sevgi olmadığı zaman öldürür her birini
birileri vazoda çürür, diğerleri
artık çoktan terk etmiştir bedenini

içki içmem, güzel yemeklerde yapmam
buzlukta et varsa mutluyumdur belki
düdüklünün sesiyle bir tren gelir mutfağa
yaklaşır yolcular, pencerem hep açık
gülen yüzlere, ağlayanlara, bağıranlara
kavuşanlara, kavuşamayanlara, yalnızlara
ne kadar çok bekleyenim varmış da
her birini uğurlamak için tam da burada
yıllardır bekleyip durmuşum, durmuşum...
ardı sıra bir sigara daha yakıp
acı bir çay yudumlayıp,
sonu gelmeyen öyküler uydurmuşum

açılmayan kapının, çalmayan zilin
tozlanan kitapların, ıslanmış aynanın,
paslanmış makinanın, sararmış tezgahın,
kireç tutmuş çaydanlığın, kırık prizlerin,
basılmamış halıların, sessiz duvarların,
yan yatmış, sepette bırakılmış tabakların,
parçalanmış mandalların, pis balkonların,
kesmeyen bıçakların, delik poşetlerin,
kutuların, kargoların, masaların, perdelerin
ne suçu var sevilmemekten başka şimdi?

ilk mevsim gibiyim hâlâ bu evde,
sabahları kuşların sesleriyle uyuyorum
geceyi bir düş gibi bekliyorum
hiç gelmeyecek olanların hayallerini
bir gün cesaret edip evden kovabildiğimde,
o gün, biliyorum ki şair gibi dolanıp
ceketime şiirler asacağım ölüm yerine

işten çıkıp,
dönemiyorum artık bu eve
yaşamayı da istemiyorum ya;
diyemiyorum kimseye.




Paylaş:
(c) Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve/veya temsilcilerine aittir. Şiirlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.
Şiiri Değerlendirin
 

Topluluk Puanları (14)

5.0

100% (14)

"eve dönemiyorum" Şiirine Yorum Yap
Okuduğunuz "eve dönemiyorum" şiir ile ilgili düşüncelerinizi diğer okuyucular ile paylaşmak ister misiniz?
"Eve Dönemiyorum" şiirine yorum yapabilmek için üye olmalısınız.

Üyelik Girişi Yap Üye Ol
Yorumlar
zanzibar
zanzibar, @zanzibar
2.7.2024 09:40:07
bazı şiir başlıkları hançer gibi.

amelie poulain
amelie poulain, @ameliepoulain
21.6.2024 04:23:08
Evin sesi geliyor şiirle...işten çıkıp dönmeni bekleyendir o ev ...duvarindan mandalına kapısından halisina kimlik giydirmissin artik...o eve var git bas o halıya...
Candan selam
Nevmizan
Nevmizan, @nevmizan
19.6.2024 23:06:38
"açılmayan kapının, çalmayan zilin
tozlanan kitapların, ıslanmış aynanın,
paslanmış makinanın, sararmış tezgahın,
kireç tutmuş çaydanlığın, kırık prizlerin,
basılmamış halıların, sessiz duvarların,
yan yatmış, sepette bırakılmış tabakların,
parçalanmış mandalların, pis balkonların,
kesmeyen bıçakların, delik poşetlerin,
kutuların, kargoların, masaların, perdelerin
ne suçu var sevilmemekten başka şimdi?"
Şiirin kum saati bu dize,

sevilmeyi beklemekti belki her şeye sebep.
Bize yol almayı eksik anlattılar.
Tamam olmayı da.
İçimizde, suratımıza çarpan o yarayı yine tek başına iyi edebilecek güc yalnızlığı doldurmak
Öyle diyordu Tarkovski: anlamlı yalnızlık..
sokak şairi
sokak şairi, @sokaksairi34
19.6.2024 17:22:42
5 puan verdi
Biz yağmurdan sonra size gökkuşagi getireccektik çocuk yağmur yagarken vurulduk

Saygımla şair
Gule
Gule, @gule
19.6.2024 12:54:35
koca bir asrın, koca bir ömrün bilançosunu bozuk para gibi cebinde şangırdatıp, ışık hızıyla yarıştıran bi şiir...acılarını, kayıplarını, sırlarını, sevaplarını ve günahlarını evin temeline gömmüş de, evden gidememiş bir şiir...kalbine dikenler battıktan sonra, ölümleri görüp kanıksamak gibi evin kavram kargaşaları...eve değil de sanki bi mezara giriyormuşsun gibi...ayaklarını alıkoyan, döndüren de yok...halbuki uzun yollardan sonra, denizi göreceğini umud eder insan, Sait Faik'in de dediği gibi...

biz denizleri görmeden boğulduk, güneşi görmeden kavrulduk, yaşamadan öldük...biz, biz olmadan tükendik.

Meryem'le mesai çıkışı bazen uzunca konuşuruz, bizden yarım saat sonra çıkanlar "siz hãlã burda mısınız? sizin eviniz yok mu?" diye takılırlar bize...bilmiyorum belki de bu taş binayı gerçekten de buzluk bi morga benzetiyorumdur ya da kendimden gidemiyorumdur. bazen diyorum "acaba öldüm de haberim mi yok?"

ağır kapının gıcırtısını duyuyorum. duvardaki neme karışan tütünün kokusunu...uğultulu kitapların üzerine sünger çekilen hışırtılı sesi, hepsi de alacaklı gibi hoşnutsuz...hepsi de çemkiriyor hep bir ağızdan, bi karanlık kuyunun yutağında...

bir şiirle kapatılan hesap...hiç vurulmayan kapının tokmağına asılan medet...üstünde dili bağlanan, adsız bir zil...varlığı ve hiçliği kütükten henüz düşmemiş.

Şiir şiir değil ki...çok daha fazlası...iğnelerini batırıp akupunktur yaparken belleğime, hüzünlerimi sağaltıp elime tutuşturuyor. sanki hedefine izinsiz girdim ve bütün oklarını kalbime yedim ama ne var ki ölemiyoruz da, şeytanın bacağını bi şekilde kırıyoruz.

ah Hakkınsesi ah! insan hiç böyle içli şiir yazar mı? insan kendini acılara siper edip, bir şiire böyle duygularla saplanır mı? dünyanın bütün kederi, efkãrı ne karın ağrısı varsa, battık dibine kadar.

öyle de güzel battık. hani nasıl desem benim de istediğim tam da böyle bi şeydi işte. içimde böyle sürüyle ölgün kuş çırpınıp dururken, bekliyordu birinin gelip kafesi açmasını...bu şiiri öyle böyle değil, çok sevdim. yoksa ben istemez miyim brokoli gibi konuşmayı...

p.s: ceketindeki ıslak şiirleri de çamaşır ipine as, güneşte havalandır bi güzel. boynumuzdaki ilmek sustuklarımızın peşinde, konuştuklarımızın değil.

varolasın Hakkınsesi.
Etkili Yorum
Fulya CODAL
Fulya CODAL, @fulyacodal
19.6.2024 12:40:05
5 puan verdi
''belki yine gelirim, sesime ses veren olursa bir gün'' diyordu ahmet telli..
kimisi eve dönmek istiyor, hep eve dönmek.. kimisi evden kaçabildiği kadar uzağa.. herkesin içindekini bastırabilme arzusu galiba farklı biçimde yankılanıyor.
ama biliyorum senin çiçeklerin de kuruyor, senin kapını da kimseler çalıyor, kimse olmayan kalabalıkları kimse kucaklamıyor..
banklarda, kayalıklarda, yağmayan yağmurlarda, sönmeyen sigaralar hala yanıyor..
öyle bir boşluk ki içimizde, söyleyesimiz bile gelmiyor..
ama yine de eve dön, kendine dön, en güvenli liman her nasılsa orası nihayetinde..

selamlar..
Tüya
Tüya, @tuya
19.6.2024 12:01:49
Ne çok telef olan hayat var orda, şurda, burda...
Eve dönmemekle, evde kalmak arasındaki o kanayan çizgi; kimsenin görmediği, bilmediği, anlamadığı dahi anlatılamayan kolay kolay...
Ve bir tek kapıların ve duvarların tanıklık ettiği o soyut, anlaşılmaz gerçek...
Evet, anladığım bu.

Güçlü, felsefi bir dokunuştu perde arkasındaki kof hayatlara.

Teşekkürümle kutlarım kaleminizi, Şair.
Saygılarım çokça.


© 2026 Copyright Edebiyat Defteri
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.

Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.
Üyelik
Giriş paneli

Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.

ÜYELİK GİRİŞİ

KAYIT OL