3
Yorum
4
Beğeni
5,0
Puan
796
Okunma

rahatsız edici bir kelime olursa kimlikte sana verilmiş ad
yaşamak artık tanesi her gün ölüme düşen gündür
tadabiliyorsan glikoz heyecan verebilir de
kaçıncı kattan düştüğünün de pek önemi kalmaz
pul koleksiyoncu arkadaşlarının birer birer seni terk ettiği kahvenin adı
bahtiyar mıdır, nefes nefese alınan ada bayırıdır belki de
tığ gibi delikanlıların içip yüzdüğü sahil
uzun bir tarif ister bilge yalnızlık
sözlükte veda iyi tarif eder çocukların hüznünü
hep bir yere gitme telaşı vardır
ecel geliyorken, şekersiz bir sakıza ram olmuştur
biraz da tavdır
karışıklık iyidir akılda kalabiliyorsa
artık geriye dönemeyeceğini bilip bela bile okumak zevk vermez
tarifini vermez de öyle intihar sevdalıları
sessizce gidişlerin örtülü bir ödeneği vardır gök katından
dizlerine kadar çöküp, topuklarından yalanası bir heykel
dumanın çekip çekiştirebildiği kadar toplu olduğum zamanlarda
birden embriyo büyüklüğünde yutkunma uyanır
göğsüme kadar iniverir örümcek
dans eden arının iğnesindeki acı gibi yalnız akşamüstleri çevrili
kovanların en büyük dulu kraliçe
seksin günah olduğu işçilerin hüznünde günlükler alın teri masalı
daha uzunca yatıramıyor insan kendini
yalnız dolaşırken saklama sanatına döner bir zaman sonra göbeği
bildiğin kallavi
en nihayetinde insan arkadaşının pezevengi sayılır
duygusal olanlar iyi bilir balkonun yerini hiçbir yerin alamayacağını
siyaha acıyan şüpheyle kırıntılı melodramlar vardır
-merhaba nasılsınız, derken sandalyeye tutunup ampul değiştirirken
hoş bir ses duyuvermenin zevkiyle ayak kayar
sandalye düşer, gün gelir iyi bir iç döker
nice ama vardır o kısa düşüşün öncesinde
ikisi de aynı anda olup bitmiştir
istenmeden kalp kırma yetisi kazanan insanların da suçu daha büyüktür
isteyerek kıranların geçerli bir sebebi varken
iyi gelir gül suyu havuz sefasına
aynı zamanda dudakların da haritada yeri olmalı
insan biçim seçik doğranırken daha neler götürür kefeninde
bıçak en çokta öldürürken utangaç bir gelin olur
suç başkasındadır hep
istenilerek kaçılmamıştır el evine
gemilerin seferi yoktur böyle iğrenç topraklara
upuzun yataklar yoktur odalarda
içkiler asitli birer canavar olur gece olunca
dışa büyüyen caddelerde uzanmış birkaç kedi gölgesi
arabaların çarpmasını bekler leş yiyiciler
çocuklar gibi ağlar her sabah yaşlı kadın
kirli elleriyle domates doğrar
kan akar avuçlarına, mum ışığında ölüm çalar
güzelim masumiyete de acımadıktan sonra yeryüzünde daha ne kalır
en tehlikeli tehdit bir insanın dudakları arasındayken
adam gibi çıkmaz, tahminler de geri kalır
kupon boylu boyuna da yatmaz klozet diplerinde
sarı bir çişin üzerine çekilen sifon kadar gaddar his
ne varsa silmek ister
biraz aşk da buna dahil
ampirik acılar ansiklopedisi ciltsiz basılır
koltuk altına sığar
yine de hatırası olacak işlere yönelmeli
tabelası sökülmüş domuz kasabından frankfurterlik sosis almadan
insan ismini önemsemeden iyi olmalı
ah diyememezliğim, yastığın dibinde yarım dolunay kurnazlığında
elleri terleyen bir kadın gibisin
haramdan bir bakış satın alıyor kombine tepkimeler
buna taze ağlamış bir gözün ıslaklığı da dahil
çok yıpranıyorsun
göğsün uzun bir gece kabusuna benzemekte
bonservisi ucuza kapatılmak istenen bir hayal olup ismini görünce
serseri bir kan mevziye doluyor
teleskoplara bakmadan biliyorlar
artık olmayan bir gezegensin.
5.0
100% (3)