Soyulduğu halde gülen adam hırsızdan bir şey çalmış demektir, boş yere üzülen ise kendi kendini soyar. william shakespeare
Kemnur
Kemnur

BEN GARI İSTİREM...

Yorum

BEN GARI İSTİREM...

( 22 kişi )

28

Yorum

32

Beğeni

5,0

Puan

2708

Okunma

BEN GARI İSTİREM...

Maksat, hanımefendilere hakaret değildir. Maksat, kara mizahla bir erkek zaafını (kadın düşkünlüğü) tenkittir. Saygıyla...


"Sen yoksun ya,
gelmiyorsun ya,
artık umutsuzluğu yazmalıyım şiirlere..."


Sonsuzluk,
sıkışık zamanların duvar takviminde!
Bir kadın resminde!
İğreti, yapıştırılıvermiş...
Kimdir?
Ünlü biri midir?
Tanımam, bilmem ama Allah’ı var, güzel garı...
Aşar beni böylesi.
İçimi eritiyor.
Bir of çekiyorum,
karşıki dağlar inliyor…
Züğürt ağanın babası,
“ben garı istirem,” diyor…
Duyup da gelmiyor bir kör topal…
“Yalvarıyorum, duy beni!
Koşup bana gel!


Gel...
Ne olursan ol, yine gel...
ister bakir, İster yüz kere boşanmış dul,
olsun ister taptığın para pul,
hatta bin kere
bozmuş olsan da iffetini
yine gel...
yeter ki benim olmaya gel…
Bizim kapımız ümitsizlik kapısı değildir
on kere hamile kalıp bir kere doğurmuşsan da
yine gel...
Naz yapılacak zaman değil şimdi,
Her nasılsan, öyle gel…


Burada umutsuzluğun şiirini yazıyorum,
sıkışık zamanlara.


Tam da penceremin altından geçerken,
Bir kadın öksürüyor sokakta,
Bana kendini hatırlatıyor, halimi bilircesine,
Kıskanarak bakıyorum ardından girdiği eve,
Evin kapalı perdelerinde gölge oyunları,
Bir erkekle bir kadın arasında sarılışlar, öpüşler…
Takvime bakıyorum, tüketmişim zamanımı,
Umutsuzluk had safhada, şiirlere sığmıyor.
Gözyaşlarımı akıtıyorum gözlerimin içine,
Kadın çıkıp gelmiş evinden, gözlerimin içinde,
Gözyaşlarımdan dudakları tuzlanmış;
Öpüyorum, tüm umutsuzluklarımla…
bir sonsuzluk gibi yaşıyorum umutsuzluklarımı,
Umutsuzluklarım = sensizliğim,
Sensizliğim = yazgım,
Yani,
Umutsuzluklarım = yazgım…
Bir başka deyişle,
Bir sonsuzluk gibi yaşıyorum yazgımı…
Yani,
Sensizliği bir sonsuzlukta yaşıyorum…
Yani, bir of çekiyorum, karşıki dağlar yıkılıyor,
Yani, Züğürt ağanın babası, “ben garı istirem,” diyor…


Kemal Yavuz Paracıkoğlu, Sarımsaklı, 29-07-2015

Paylaş:
(c) Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve/veya temsilcilerine aittir. Şiirlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.
Şiiri Değerlendirin
 

Topluluk Puanları (22)

5.0

95% (21)

4.0

5% (1)

Ben garı istirem... Şiirine Yorum Yap
Okuduğunuz Ben garı istirem... şiir ile ilgili düşüncelerinizi diğer okuyucular ile paylaşmak ister misiniz?
BEN GARI İSTİREM... şiirine yorum yapabilmek için üye olmalısınız.

Üyelik Girişi Yap Üye Ol
Yorumlar
İsmailoğlu Mustafa YILMAZ
İsmailoğlu Mustafa YILMAZ, @ismailoglumustafayilmaz
3.8.2015 11:15:54
GÖNÜL DOSTU;
Konuya hakimliğiniz bilgeliğinizi gösteriyor.
Beğendim duygu yüklü ekinlerinizi
Kutlarım gönül okşayan şiirinizi
.............................. Saygı ve selamlar...
Nil Gün
Nil Gün, @coldeki-kelebek
31.7.2015 19:25:21


şiir Gabriel García Márquezin kolera günlerinde aşk romanını hatırlattı..
Florentino Ariza aşkı tarafından ret edildikten isonra altı yüz küsür kadınla beraber olmuştur..
ama aklında hep sevgilisi..

Çok eğlenceliydi
ve eşinizin siteye üye olmasını öğrenmemize de vesile oldu..

Merakla giriyorum sayfanıza

Tebrik ederim değerli abicim.
gül peri
gül peri, @gulperi
30.7.2015 16:26:31
5 puan verdi


Güldürürken düşündüren dizeler.

Sunumu ile de çok güzeldi.

Paylaşım için teşekkürler efendim.Kaleminiz daim olsun.

Saygılar.
teslimi
teslimi, @teslimi
30.7.2015 13:56:09
Tam da penceremin altından geçerken,
Bir kadın öksürüyor sokakta,
Bana kendini hatırlatıyor, halimi bilircesine,
Kıskanarak bakıyorum ardından girdiği eve,
Evin kapalı perdelerinde gölge oyunları,
Bir erkekle bir kadın arasında sarılışlar, öpüşler…
Takvime bakıyorum, tüketmişim zamanımı,
Umutsuzluk had safhada, şiirlere sığmıyor.
Gözyaşlarımı akıtıyorum gözlerimin içine,
Kadın çıkıp gelmiş evinden, gözlerimin içinde,
Gözyaşlarımdan dudakları tuzlanmış;
Öpüyorum, tüm umutsuzluklarımla…
bir sonsuzluk gibi yaşıyorum umutsuzluklarımı,
Umutsuzluklarım = sensizliğim,
Sensizliğim = yazgım,
Yani,
Umutsuzluklarım = yazgım…
Bir başka deyişle,
Bir sonsuzluk gibi yaşıyorum yazgımı…
Yani,
Sensizliği bir sonsuzlukta yaşıyorum…
Yani, bir of çekiyorum, karşıki dağlar yıkılıyor,
Yani, Züğürt ağanın babası, “ben garı istirem,” diyor…

güzel bir anlatım.yüreğinize sağlık. gönül sesiniz hiç susmasın....
sevim güler
sevim güler , @sevimguler
30.7.2015 10:29:15
5 puan verdi
Gülümseten yüreğiniz var olsun üstat kutlarım saygılarımla
Işık  Mehmetali
Işık Mehmetali, @isikmehmetali
29.7.2015 22:33:01
5 puan verdi
Okurken gülümsedim ustam harikaydı eyvallah
Yüreğine sağlık, kutluyorum kalemini
____________________________________________Selamlar saygılar
İpekyildiz
İpekyildiz, @ipekyildiz
29.7.2015 21:25:17
5 puan verdi
Sayenizde Halil Sezai dinler oldum.( önceki şiirlerinizden birinde yer vermiştiniz şarkısına) Çok iyi şarkıları varmış...:))) ( ben pek yeni sanatçıları tanımam da kusuruma bakmayın)

Keyifle okuyorum sizi

Saygılarımla


Murat Kaya
Murat Kaya, @murat-kaya-1899
29.7.2015 19:09:07
5 puan verdi
yazan yüreği kutlarım güzel bir şiirinizi daha okuma keyfi aldım saygılarımla hocam
Davidoff
Davidoff, @davidoff
29.7.2015 18:21:29
5 puan verdi


Kemal Abi inan şiiri okur okumaz ilk işim Nurten Hanım bu şiiri okudu mu acaba diye bakmak oldu. Hani okur ya şiir bir süre şiir bölümüne bakma falan filan dersin ya :) İnsan hali.

Sonra da "Ben Gari İstirem" Şiirini döktürürsün. Ama ne göreyim ki, yorumculardan biri de Nurten Hanım. Bak sen şu işe. Valla sahiden ben bu erkek milletinin matematiğini hala çözemedim abi. Geometrisi mi fazla nedir. Her yanı yamuluyor hala garı diyor.

Sevgiyle güzel abim.








glenay
glenay, @glenay
29.7.2015 16:12:30
Ben biraz ters biriyim. Ters doğduğumdan mı nedir.

Bir kadın hicivle de olsa ben koca istiyorum diye yazamaz :)

Ben karı istirem diyen bir adam vardı tv'de dizinin birinde veya filmde.
Onu anımsadım.

güzeldi şiir,
beğenerek okudum.

tebrikler,

saygılarımla..
ASIKLUZUMSUZ
ASIKLUZUMSUZ, @asikluzumsuz
29.7.2015 11:58:16
Merhabalar.Her zaman olduğu gibi, Şiir,
içerik, şekil, örgü ve kurgusu ile güzeldi.
Kutladım değerli kalemini ve eserini.
Gönlün abad olsun.Sağlıcakla.
Etkili Yorum
TUĞAL  KÖSEMEN
TUĞAL KÖSEMEN, @tugalkosemen
29.7.2015 11:55:39
5 puan verdi
Çok güzel,ve düşündürücü..
Hiciv ve konu çokça hoş..
Kutlarım,emeğinizi,engin
yüreğinizi...sevgimle...saygımla...selamlarımla..

Not: Değerli dostum,yazın bu sıcak günlerinde
kıymetli vaktinizden,bir kaç dakikanızı ayırıp,
Sayfama,son bölümünü koyduğum,öykümü
okuyarak,değerli yorum ve eleştirilerinizi
yaparsanız,size müteşekkir olurum...selamlarımla.
Eyşan Deniz
Eyşan Deniz, @eysan-deniz
29.7.2015 10:37:05
5 puan verdi
Hey Kemal Abi bu çok iyiydi :)

İnsani güdüler!
Hem eğlenceli hem düşündürücü..
Hiciv tarzında olmuş, bunu da herkes yapamaz hem kalem ehli hem de zeki olmak gerekir.
eh ne diyeyim hepsi mevcut ki bu güzel eseri okuduk.
Tebriklerimle Kemal Abim.

Saygılar
CemalettinGÜRPINAR
CemalettinGÜRPINAR, @cemalettingurpinar
29.7.2015 09:10:55
5 puan verdi
KALEMEİN VAR OSUN SAELAMLAR.
Gülşah Dağlı
Gülşah Dağlı, @gulsah-dagli
29.7.2015 09:09:53
:) Şiirlerine çok alıştım abi, yine güzeldi. tebrıkler
sevgiler
Etkili Yorum
Bedri Tokul
Bedri Tokul, @bedri-tokul
29.7.2015 08:35:11
Mizah böyle bir şey işte.
Bilinen bir fıkrayı bilmem kaçıcı kez değiştirip anlatmak değildir mizah...
Ve her babayiğidin harcıda değildir.Ustalık ister,zeka ister ,buluş ister.
Bu şiirde olduğu gibi...
Ancak;
Okuyup geçemedim.Düşündüm kaldım.
Mevlana da garı istese böyle mi isterdi acaba???
Selamlarımla dost...
:Şükran Güneri:
:Şükran Güneri:, @sukran-guneri
29.7.2015 05:44:34
5 puan verdi
Yüreğinize sağlık. Selam ve dua ile kalın sağlıcakla.
Nilüfer Sultan
Nilüfer Sultan, @nilufer-sultan
29.7.2015 03:10:53
5 puan verdi
yüreğinize gönlünüze sağlık hocam saygılar..
Etkili Yorum
MUSTAFA KARAAHMETOĞLU
MUSTAFA KARAAHMETOĞLU, @mustafakaraahmetoglu
29.7.2015 02:58:05
Hocam düşündürürken gülümsettiniz... Allahım da sizi gülümsetsin... Şiirin başlığını okuyunca bir yazım aklıma geldi paylaşmak isterim...

Kurban Bayramı öncesi elimde ne kadar kurbanlık hayvan var ise hepsini sattım… Bayramdan sonra düğün dernek kurulacak ya… Elimdeki para ile hem beşik kertmem Fadime’nin istediklerini almak hem de bir bahane ile onu görmek için, onun yaşadığı büyük şehre gideceğim.
Emme velâkin, köyden şehre hiç gitmedim. Hep davarlarım ile dağların o yamacı senin, bu yamacı benim Ferhat misali gezdim durdum. Dağları, kırları, yaylaları benden sorun emme, büyük şehir deyince, orada dur bakalım! Yol bilmem, iz bilmem!
Anam urbalarımı yıkamış, katlamış güzelce, yere serdiği döşeğimin altına dizmiş! Bakır Debme’ye yoğurt mayalamış, başka bir bakır bakraca yağ yapmış, Fadime’ye götüreceğim. Çok oldu, yavuklumu görmeyeli… Ocak yanıyor, odunların çatırtıları arasında uyumuşum…
Köyden kasabaya, köy dolmuşu götürecek. Kasabadan da büyük şehre gideceğim. Dolmuş hazır kasabaya gidiyorum. İçimde bir kıpırtı, yüzümde ürperti var. Yolluklarımı ve eşyalarımı dolmuşa koyduk ve ver elini, kasaba!
Yola çıktık, kar, boran fırtına, zor gidiyoruz… Bata çıka kasabaya vardık. Büyük şehre gidecek otobüsü kaçırmışız. Ertesi güne kaldım. Eşyalarımı yazıhaneye bıraktım, oradakine; “ağam, burada kimim kimsem yok, ben nerede geceleyeceğim” dedim. Eli ile karşıyı işaret etti, “Orada yatarsın” dedi. Han’mış. Gittim. Bana bir yer gösterdiler… Bir karyola, üzerine de benim abama benzer siyah bir aba ile örtmüşler. Bir de, “gecelik yedi lira” demez mi? “ha uşağım, sen bizim köye gelsen, anam seni yün döşekte yatırır, para mara almaz” deyiverdim. Adam, baktı ve güldü.
Gece oldu, oda soğuk, sobayı tutuşturacağım, odunlar yaş tutuşmaz… “nerede benim, kekik kokulu, çıra kokulu, mor sümbüllü dağlarım” diye iç çektim. Sobayı zorla da olsa yaktım. Uyumuşum.
Sabah uyandım. Bir heyecan bir heyecan var. Yazıhaneye gittim. Daha kimsecikler yok… Lokantaya gittim. İşkembe çorbası istedim. Geldi… Benim anamın yaptığı çorbanın tadı yok. Daha şimdiden gözümde tüttün be anam!

Vakit tamam. Otobüs gelmiş. Eşyalarımı muavine verdim. “geç otur” dedi… Bindim otobüse, bir yere oturdum… Camlar buz tutmuş dışarı gözükmüyor. Biraz zaman geçti. Otobüs hareket etti.
Karlı dağların eteklerinden, yaprakları sararmış meşe ormanlarının içinden, soğuktan donmuş ırmak boylarından geçtik. Uzaktan şehrin ışıkları gözüküyordu! Sanki gökten yıldızlar yere inmiş.
Şehre geldik, otobüs garaja girdi. Nereye gideceğimi bilmiyorum. Emmim bir kâğıda Fadime’nin adresini yazmıştı. “Büyük şehre varınca, garajda sor” demişti. Kâğıdı muavine uzattım. Tarif etti. Sırtımda bavul, bir elimde yoğurt depmesi, bir elimde yağ bakracı garajdan çıktım. Arabalar vızır vızır yanımdan geçiyor.
Bayağı yol almışım, adresi bulamadım. Sağıma soluma baktım soracak kimsecikler yok. Az daha gittim. Uzakta bir topluluk gördüm. Yaklaştım onlara, utangaç bir şekilde “Ben garı arıyorum, nasıl bulabilirim? Fadime’me gideceğim de” dememle birlikte, iki üç kişi “seni namussuz ırz düşmanı utanmıyor musun sen?” diyerek, tepeme bir çullandılar, ne olduğunu ben de anlamadım.
“Durun yapmayın, suçum ne ben ne yaptım, garı arıyorum” dememe aldırış etmeden vuruyorlardı. Patırtıya, gürültüye üç-dört kişi daha geldi. Devamlı vuruyorlardı. Kanlar içinde kalmıştım, sol kolumu, iki bacağımı kıpırdatamıyordum. Başımdan yüzüme kanlar akıyor, gözlerimi de açamıyordum. O karışıklıkta bir düdük sesi duydum. Meğer düdüğü çalan bekçiymiş. Beni bıraktılar. Hareketsiz yatıyordum.
Bekçi ne olduğunu anlamaya çalışıyor, her kes bir şeyler söylüyordu. Yanıma geldi. “Hemşerim kimsin ne arıyorsun?” dedi. Konuşacak halim yoktu. Avucumun içindeki, emmimin yazdığı kâğıtta kan olmuş, onu uzattım. Bekçi fenerini yaktı, kâğıda baktı, “hım, anlaşıldı” dedi. Ayağa kalktı.
“Baylar, bayanlar” dedi. “Yanlış bir anlaşılma var, vatandaş, tren garını arıyormuş, kâğıtta yazılı adresten öyle anlaşılıyor” dedi. Kâğıdı oradakilere göstererek, “vatandaşı çok hırpalamışsınız, el verin de hastaneye götürelim” dediğini duydum. Bayılmışım.
Gözlerimi açtığımda bir odada yatıyordum. Bacaklarımı, kolumu, başımı sarmışlar, hiçbir yerimi kıpırdatamıyordum. Sadece gözüm biraz açık kalmış odanın tavanına melül, melül bakarken aklımdan geçirdim…
“Bir daha, bilmediğim memlekette, Garı Aramak mı? Tövbeler olsun…”


Mustafa Karaahmetoğlu

Selam ve saygılarımla...
Nermim Akkan
Nermim Akkan, @nermim-akkan
29.7.2015 02:49:04
ucuz namus bekçiliğinde değilim ben,
övülüp açlıktan ölen namusun bekçisi de değilem,
gönüldaş,
yürek yoksulluğuma aş,
yalnızlığıma gardaş yalnızlığıma
yarılığıma paydaş istirem
ben gari
GARI İSTİREM

DEMEK İSTİREM Mİ?

KUTLAMAK NE KELİME VE NE HADDİME
AZAP
AZAP, @azap
29.7.2015 01:42:14
5 puan verdi
gönül diliyle erkek resmi çizilmiş bir duyarlı yürek sesini kutlar sevgiler sunarım...
ONDAN SONRA
ONDAN SONRA, @ondan-sonra2
29.7.2015 01:29:35
5 puan verdi
eğlenceliydi...tebrik...
aslan bülent
aslan bülent, @aslanbulent
29.7.2015 00:43:31
5 puan verdi
sol yanın ironi duygusu
aslında var olan olanın ıslığı gibi
anlatımın en dramatik yerinde huzur bulmak yani
şiirinize selamla size hürmetle çok iyi
uğur ukut
uğur ukut, @ugurukut
29.7.2015 00:36:20
Umudun karamsar yanı olsa gerek. Kutluyorum bu güzel şiir için. Saygılar bizden
Mehmet DEMİR
Mehmet DEMİR, @mehmetdemir1
29.7.2015 00:35:39
5 puan verdi
üstadım tebrik ediyorum harika bir şiir düşündürücü çık çıkabilirsen gönlünüze sağlık saygılarımla.
Mahmut Cantekin
Mahmut Cantekin, @mahmutcantekin
29.7.2015 00:32:48
Yüreğine sağlık üstat.
Müzeyyen yavuz
Müzeyyen yavuz, @muzeyyen-yavuz
29.7.2015 00:24:15
yüreğinize sağlık kalemin daim olsun üstad saygılar
Ferit Karasu
Ferit Karasu, @ferit-karasu
29.7.2015 00:17:54
Kaleminizi kutlarım
Güzel dizeler okudum tebrik ederim
© 2026 Copyright Edebiyat Defteri
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.

Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.
Üyelik
Giriş paneli

Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.

ÜYELİK GİRİŞİ

KAYIT OL