4
Yorum
15
Beğeni
0,0
Puan
1068
Okunma
sen çorabı kaçmış gibi dikildikçe zihnimde
şarabı dökülmüş ayyaş gibi izlemem mi
duyargalarını uyaran
seyretmek öyle
bir müzayedede
satılmayan tek tabloymuş gibi
ten dokusu mu acıtan içini söyle
yıllarca kandırdılar yolları
harflerin dili yok diye
tabelalar koydular önümüze
hâfızalarımızı uyuşturdular
kandırdılar göz göre göre bizleri
u dönüşü dedi biri gerisin geri dönmeye
inandık
inandı insanlar
çünkü hafızalar kuruluydu gidenlerin geri gelmesine
gidenler dönse yeterdi
u dönüşü diye bir şey yoktu!
n şeklinde dönülüyordu geriye
gitmek matemli olmasa, gidişler
siyaha boyamazlardı yolları
su vurmazlardı gidenin ardına
gidenlerin önemi olmasa
gidenlerin nemi...
değerli bir maden gibi önemseniyorsa biri
bir elmas gibi saklındaysa elinde olmadığı halde
giden bilmiyorsa kıymetini
söylenemiyorsa ya da tam
çözülemiyorsa bilinmeyen yolların gizemi
önemsiz tabelalar doluysa önünde
söylemiyorsa sana önemsendiğini
ve birine gitme dön geri demedikten sonra
ne işe yarar ki tabelalar
şimdi zarftan harflere gömüp
ulamak var bir güzel
cansız kelimelerle hırs kızılı dudaklarımıza andımızı
ya da rakamlardan set yapıp
götürüp bırakmak
gururu hiç çiğnenmemiş bir asfalta
alt alta
alt alta
yaşıyoruz ölmedik daha!..
ToprağınSesi
.