1
Yorum
6
Beğeni
0,0
Puan
1161
Okunma
’ sanmaki bir çocuğun saadet çağındayız
dört başı mamur değil öldüğümüz hayatın ’
son harman yerinden de sürgün edilmiş gibi
pervâneye tutukluydu kuşların kanatları
mükafat bekler iken talihin ellerinden
şemsin nârına yanmaksa sadece bir hayaldi
aşka dair kıvılcım uç verip tüttüğü gün
bulutların terine saklardık çiçekleri
çünkü izâhı yoktu dirilişe emsâlin
yanılgıydı neş’esi özlenen bir baharın
günler sükût rengiyle esince obamıza
fikrimizi yakardı eskilerden bir resim
erguvan dallarında ç’ağlarken pembelikler
kırılırdı tebessüm dudaklarda son defa
vuslat ölümle biten yegane göçtü madem
ruh yangını bedende süresiz ve derindi
an ki gökte bir çığlıktı
nihayetsiz bekleyiş
yağmurlar çağırmakta kafi gelmeyecekse
bırakalım yerince otursun bütün taşlar
aşıklar savaşlarda yitip gitmesin diye
bırakalım var oluş olsun destanın adı
yağsa dahi üstümüze kasırgayla bir buyruk
gözle izan deseler vursalar son turnayı
gidenlerin ardından bakmayacağız artık
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.