2
Yorum
9
Beğeni
5,0
Puan
2628
Okunma

senin yaşındayken ben
acı ağır ve sağanak sağanak
dökülürdü yurdumuzun üstüne
ninemin hikâyelerinden
la fonten masallarından
demirci kava destanından
bir ağıt gelip şivan’ın boğazına düğümlenirdi
ve babamın hazin sesinden
kadim bir sabah ezanı
tutup uykusuzluğumuzu bölerdi ...
bir silah patlardı bir köy sarsılırdı
açılırdı gayya kuyusu
ürpererek sarılırdım uykuya
dişlerimi sıkardım
itinayla işlerdim düşlerimi yastığa
dağ başlarında sınırlarda amansız bir çatışma
annelerin yüzlerine nasıl
bilsen nasıl gelip otururdu korku...
bir mayın patlardı
bacaklarıma saklanırdı ellerimin titrekliği
çekip içimi
çekip karnıma dizlermi
çekip ayı karanlığıma
bildiğim dualara
rabbi yessire sığınırdım
bir feryat kopardı geceden
gökten bir yıldız
ürkek gözlerimden birkaç gözyaşı
yani oğlum umutlara dair ne varsa
daha çocukluğumda eskirdi...
biter elbet biter bu kanayan masallar
çocuklar eski umutlardan yeşertirse yeniden baharı
bir nureddin zengi yetişir o zaman
bir selahaddini eyyubi
ağzında güzel günlerle döner belki bir yiğit
adı seyyid ali olan...
5.0
100% (10)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.