0
Yorum
2
Beğeni
5,0
Puan
1210
Okunma
ezberimde kalan sokaklara yaşım yorgun girdim
kapı önlerinde örükler ören kimse kalmamış
boşluklarını havalandıran,kahvelere çıkaran
harita suretleriyle,derin çizgileriyle
yüzleri dünyayı dolaşmış,titrek elleriyle
bir dost, yara bakıcısı bildiği tütüne inceden inceye doğrulan herkes gitmiş.
vah çektim o sıra!
yine bakışımın tamamını dökmedim,yorgunsam onu da sırtladım.
yürüdüm bir hekime yetişme telaşıyla
içimde bir defter kanıyordu,ve adreslerimi durmadan siliyordu..
kıvrana kıvrana gittim
bir evi sollarken,diğerine geçtim
evlere sorular soramazdım hiç biri cevap izi taşımıyordu yaşlandıktan sonra o evlerin fertleri çocukluklarını asarmış tavanlara bunları iyi bilirdim.
yarısı geçmişle dolmuş,yarısı kalmakla yol olan aklımla buna iyice kanaat getirdim.
bu ara değil,bu ev değil,bu sokak değil
dili olsa ne söylerdi bana nasıl bir cevap verirdi
arayışımın boşlukları.
içindeki küreği at,kazmaktan vazgeç
içini der miydi
ya da
aradıkların gitti,seni bilmediğin yerlere savuran zaman
onları da götürdü diyebilir miydi?
dermiş,ki zaten dedi.
yokladım kalbimi,ve bir adres daha silindi..
iyi son,kötü son finaldir sonuçta
biri başlangıca,diğeri bitmeye konulmaya.
kimsenin uzun bir zamandan sonra gelmeyeceğine kendini inandıran sokaklar
kimseyi karşılamaya durmuyor üzgünlük adına
herşeydir
acı bir kahve,acı bir tütün
acı adına ne varsa.
evler,ise insanları uğurlamak adına el oluyor
herkesi itiyor,sırtından kalana birer hatıra gösteriyor
sen kalamazsın,senden gittiler der gibi
sıvalarının çatlak olması belirgin bir ispat.
ömrümü çıkarıp atmıştım öyle gelmiştim
bir yün kazağı gibi iplik iplik söküldü ardımda
bir yere de dikemedim,kendimi
aklımın yarısı kalmak demişti,diğer yarısı gitmek adına herşey
oturdum acı,nasıl acıya konarsa öyle
acı,acı içti
kaldım ve diğer yarım da bitti..
’ Yüksel Batu
5.0
100% (2)