5
Yorum
5
Beğeni
0,0
Puan
1177
Okunma
’ çok uzaklardan yazıyorum sana canımın içi ’
kar yağdığında üşüyorum en çokta biliyorsun
bir kuş daha ölüyorsa soğuktan
ve soluyorsa renklerim hiç yoktan
kim kuşkulanır ki vurulduğumdan
uçmasaydı bir hüküm avuçlarımdan
sahici bir sevda atlar kadar asildir
iyi fakat yorgun bir kısrağın ölümü kadar acı
ummadım açıkçası leyla olmayı
dağılan bir toyda unutmuşken sevincimi
şimdi çengi çadırlarından güneş toplasa zaman
hırpalandı sayarım gökteki gülüşümü
suçlusu varsa ben olayım çarpıntısız kalplerin
nasıl olsa uçmak yasaktır tek kanatla aşka
çünkü tanıyorum karanlığın tüm kasvetini
yalnız bir gece uyumuşluğum varsa
çocuklar geçiyordu rüyalarımdan
acıya el çırparak azalmıyor kasırga
günebakan tarlalarında arsız bir rüzgar dolaşıyor
gizli bir yakarış içiyor hüzün
sevmekte yoruluyor seven olmadığından
her şeyden getirdim kış günü azar azar
koş da gel girelim kalbimizden içeri
incelsin uzak kentlerin ayrılıkları
geç kalmak hikayenin sonunu yazar
30 ARALIK 2014
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.