4
Yorum
12
Beğeni
5,0
Puan
1360
Okunma

ne hoştur şimdi
uzaklara mihman olmak
kamburundan kucaklamak yalnızlığı
kafeste güvercinler gibi
kanatları kısmak
kadran uzattıkça zaman
umursamaz görünmek
tırpan biler gibi rakkas
çilingir tamburu gibi rahvan
o değerli ama değil mi
yüzünü kapatsan da ellerinden sızan
içini acıtan neyse işte
kulaklarına tıkanan
kirpiklerini yapıştıran o feveran!
asıp kuruttukların y ı k a m a d a n!
o kadar kolay olsa keşke
o kadar kolay ölse
iyileşse de kanayan yaralar
.
o kadar olay!
burnunu sığdıracak bir dağ bulmak
karanlıklara sağaltmak sesini
takdise batırıp kahverengi yalanları kuşlar uçurmak mavi göğe
yetinememeyi kendine yediremeyen
bakışlar postalamak
yalancı makyajlara
recme mâruf papatya pansumanlarına sığınmak
hele,hasret acıktıran türkülere dalışlar
hele içindeki ceylanları ürküten
rüzgarlar
.
hepsi yalan!
ayağına taş değse
kalbin değil, uzağın sızlar!
his ıslanmasın dilerim
hiç uslanmasın
yaşlanmasın hiç
gözlüğünün köşelerine astığın o şuh bakışlar
önemsiz bir dip not:
uzağı değil
yakını iyi göremezsin sen
tamam
çekiliyorum burnunun ucundan!..
ToprağınSesi
.
5.0
100% (8)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.