24
Yorum
36
Beğeni
5,0
Puan
1815
Okunma

LOŞ” IŞIKLAR”…
.
.
.
Sonrasına konmak bir kelebeğin koynunda
Her kayan kuyruklu yıldızın peşinde
Sana karışmak bir nehrin en kıvrımlı kemiklerinde
Ucuz biiiir şarap eşliğinde düş düş düşlerim
Uçurtmalarım ve arkandan koşan şarkılarım
Bir de beni sana sürükleyen o mubarek uçurumlarım…
Hangi vakit çalsa koşar adımlarım
Telaşımda çocukça hey - acanım
Şimdi kokun girecek anahtar deliğinden
Koridorlar dahil senin renginle dolacak
Kim bilecek dışarıda hangi mevsimin gezindiğini…
Plakta eski ezgiler sokakta derin şarkılar
Evsiz insanlar ve kediler ve kaldırımlar
Islaklığım salaklığımdan belki
Şu begonyaların olmasa çoktan atardım kendimi yollara…
Her kırlangıç giderken veda etmese
Suların şarkıları yağmurlara bu denli değmese
Yüzün duvarlarıma sinmeseydi bu kadar
Bir şiire çınar kadar sığınmayacaktı belki yüreğim
Ne bir martının perdeli ayağı
Ne deli bir ay
Ne düşen yıldızlar
İçimde üşüyen kumsallar ve sen med-cezirim…
Bomboş loş IŞIKLAR
Yokluğundaki karanlıkta susuz su bardağım
Gözlerinde şerbetler ve kaybolan renkler
Ah hatıralarım ve göçmen kuşlarım
Bekleyin bekleyin…
Benzi soluk bir geceleyin
Ben de bir mevsime sarılıp sizinle geleceğim….
BAŞTA YAZMAMA OLANAK SAĞLAYAN EDEBİYAT DEFTERİ ÇALIŞANLARINA SONRASINDA NAÇİZANE ŞİİRİMİ FAZLASIYLA ONURLANDIRIP GÜNE TAŞIYAN SEÇKİ KURULUNA SONSUZ TEŞEKKÜRLERİMLE...
5.0
100% (32)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.