6
Yorum
13
Beğeni
5,0
Puan
1230
Okunma
uzanacak birazdan
değecek sesim sesine
duymayacaksın
duyurmayacağım belki yine
sen masa başı şiirlerde vizyon ararken
haddini ş/aşacak yine birazdan tâlih-i mâkus
şehlâ kıblesini o abaküs
yaz günü gibi uzayacağım yine
boca edip dizeleri üzerine
asılacağım, bile isteye
o tâbiri haram kokunun felç edici küreklerine
yapışacağım dersini unutmuş öğrenci
derzini tutturamamış ıslak zeminler gibi
yazılacağım o kara listeye
dolanacağım
bilincine bile bile linç ekilmiş
muvaffakiyeti zor sevdâmın
musallat kemeri gibi zorâki beline
korkumu katık edip ecelime
esâret yorgunu
diye başlayacak
ve dantelli nehirler gibi d/öne d/öne akacak zehir/şiir
zor gösterip kolay vuracağım:
sen kollarımın incisi
yürek sandalım
alfâbemin çekirdek hücresi...
diye, diye
susacağım gürül gürül
uzatıp rüştümü boylu boyuna
mandallayıp aklının paskarasına kendimi
...
umurumda bile olmaz saçma denmesi
becerebilsem
gülden manifestolar dikerim omuzlarına
tâze fistolar çekerim çimen yeşili gözlerine diri diri
insâniyet aksanlı şehvetli resimler
resmen manüple ederim zihnini
karanlıkta dudaklarından öper gibi biri
düşündürür seni mutlaka
bu sebeps/siz ilgim
belki de üşütür bile
ürkütür hatta yanaklarındaki güvercini
şakakları karlı dağın o şeffaf karanlık silueti
hem, zâten böyle yazılırmış
bu gibi, belli belirsiz bir belirginliğe belgili şiirler
dudaktan ufuğa şiir kaydırır gibi
ve yüksekten korkan trenler için yapılırmış tüneller
hadi kapat şimdi
o ipe sapa insafa gelmez gözlerini
durduk yere bozmayalım sihri
korkarım yine söyleyemeyecek
açılımı hayli zor o problem, derdini!
ama yine de
yüzünün sevimli beyazına kırmızı bir s/us!
ve dudaklarına bir tebessüm
konacak az buçuk!
sevmek;
teni kirlenmemiş heveslerin
el değmemiş elma şekeri
ve insan, her yaşta çocuk!..
ToprağınSesi
.
5.0
100% (8)