4
Yorum
12
Beğeni
5,0
Puan
1345
Okunma
Gözleri tetik gibi çekilmiş bir bakış defnedildi boşluğa ki gözlerinin rengi sakallarından da uzundu... Hasılı yol yordam bilmeyen bir bıçağın âmâ kenarı ilendi kan sızdırmayan kefene;
ne de derindi avluları
adımlar boyu
merdivenler hadım edilirdi...
Bıçaktım ama bilirdim
satır satır beslerdim kesiklerini...
En çok da kadınların göğüslerini;
iki dudağın arasındaki
bir elma gibi Âdemliğimi
kovuyor cehennemimden...
Kınında bir ince karaltı; geceden beri, körlükten öte... Kangreni bileyliyor ustası, tırnaklarına sürte sürte... Etten keskin, kandan sert değil ya, elbet vardır bir zaafı; hadi çöz kaburgalarını damarlarına kurtlar sürüle; merhem niyetine, sürgün diyetine...
Ne de uzaktı dilleri
çocukları doğuştan ölü
kadınları rahimlerinden zincirli...
Bırakın da bir nefes çelik susayım
bırakın da bir yudum yara olayım
Ama hayır
ben bıçağım ve yara evladımdır...
Bari kabuklar örtmeyin
o etten mezarın üstüne!
5.0
100% (10)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.