11
Yorum
14
Beğeni
5,0
Puan
1222
Okunma
yarım KALMIŞ MEKTUPLAR...
“Az sonra yitik yanlarımı birleştirip sana bir mektup yazacağım (belki…) boğmasa beni eğer üstüme düşen gecenin zifirisi…”
Ağ gibi üstümü örten karanlığa inat
Söylenmemişliğimi dökeceğim tüm sokaklara
Son kasımpatılara kalacak parçalar
Alabildiğince
Sarılar bir mevsimin ellerinde
Kasımlara sarılacak suskunluğun gölgeleri…
İçimizden ilkbaharların geçtiği günün heyecanı
Yüreğimizde binlerce yağmur taneli toprak kokusu
Sırtımızda çimlerin yeşil bir sarılışı
Karşımızda güneşin solgun gülüşü
Oysa ne çok öpmüştük o sevdiğimiz gökyüzünü…
Bilirdim hep sen pembeden çok maviyi sevdiğini
Bir de üstümüzü örten gökkuşağını
Yine de hoşuna giderdi goncaların kızılı
Tenin alev olurdu o vakit ellerimi ısıtmaya
Sen bilmezdin seni izlediğimi…
Gül dikeninden boşalırdı kan
Giderken sen
Sehpamda solgun beyaz kağıtlar
Naçar kalırdı çoğu zaman kelimeler…
“ Toplayamazsın o zaman, dudağını kanatan notalar dağılırken ortalığa, masada küskün kağıtlar dilinde hüzzam söylenmemişlikler…Bir rüzgara kapılıp savrulurken takvimler, zarfların üzerine düşer ilk yağmur ,dağılır Ankara’da adressiz kalmış mürekkepler…Yine de sen üzülme bahar yüzlüm, benim karanlıkta bu kadar kaybolduğuma…”
5.0
100% (18)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.