21
Yorum
19
Beğeni
0,0
Puan
2242
Okunma

seni aldım yanıma sıcacık gülüşünle
şiire anahtar yaptım elimi tutmanı
gölgelendim çınar bakışların altında
sanki ruhun duyar gibi
seni sevdiğimi yazdım yüreğime
yürüdün ayak izlerin çıktı sayfama
omuz omuza kalabalık bir tenhada
iltifatlarını benden başka duyan olmadı
elime çukolata tutuşturduğunu iki dudak arası
içimde gezdiğini, kimbilir binlerce tur
senin ışığının altına kurdum soframı
karardığında yedim kendi kendimi
kanmadım altında fındık kıranlara
o benim sevgilim diyenlere
nasıl bir düş alemidir ki bu
gerçeğin yakasından silkmedi
belki sen hiç yaşamadın duruşların yaşadı
kavakların altında rakı şişenle
bir başına hayaldin, gerçeğin ölü
kadınları taşıyamaz iki omzunda
boş sevda ağırlıkları sallanır
bir terazi olamazsın, dengeyi bulan
tam gerçek değilsin ki düşler yaratan
dünya öküzü boynuzundan fırlatır
hiç gidemeyeceğim namahrem ülkelere
görünmez tellerle gerili mapusanende
beni özlemene bile izin vermezler
gardiyandır seni aşksız zindana koyan
iki düşman ülke gibi birbirine
bir emirle hazırdır askerlerimiz cana kıymaya
bir özlem olarak kalır aşkımız
başkadır bizim nikâh şekerlerine bakışımızda
can verir, can alır karşılaştığında gözlerimiz
kim uzatır ikimize o sihirli deyneği
her görüşte yeni sevda yaratır!
25.8. 2013 / Nazik Gülünay