19
Yorum
0
Beğeni
0,0
Puan
1922
Okunma
El değmemiş bağların bozulduğu
en ateşli şarapların kurulduğu mahzendeydik.
Çöl gönüllere yaşlı gözlerimizle yağmaya geldik.
Söz yüzüğü takarak kalbimize,
en zor savaştan çıkmaya
yüz yüze bakmaya geldik.
Sakın kara çalma alnıma sevdiğim,
yüzümü yere baktırma;
sonra bende kalır kara gün
kara sevda.
Kara yel bozar uykularımı.
Başımda kara bulutlar gezer.
Kara zindana düşerse umutlarım,
ben de kara kışta kara toprağa düşerim.
Tez duyulur kara haber.
Karalar bağlar duvarımda salınan resmin.
Görürsün
sarılmadan sırtımdaki kara saplı bıçağın yarası,
kara bir taşa yazılır ismim.
İstersen kanatlanayım,
kül renginde bir ardıç
bir turna
bir keklik gibi.
İstersen martı olayım,
uçarken vurulayım mavi koyda.
Sevinsin avcı,
övünsün namlu,
şımarsın tetik.
Yeter ki karalar olmasın.
Kimin umurunda!..
ö.n
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.