53
Yorum
4
Beğeni
0,0
Puan
4120
Okunma


Biz göğüs göğüse vuruşup
uzaktan sevişenleriz.
Düşlerimizi de
öpüşlerimizi de saklarız herkesin gördüğü yere.
Canımız kanasa da
kırılsa da sevdamızın kını
acımızı bir kelimeyle dindirir
aşkımızla sargılarız.
Bir kapı kapanınca bin kapı açarız odamıza meyledenlere.
Kime ne!
Bu can,
damarımıza çakılan çiviler
umut dolu kiler bizim değil mi!
Tut elimden Hazel,
sana geliyorum
oynaşacağız seninle;
kır çiçeğiyle kar çiçeği buluşmalı
iklimler değişmedi mi!
Ve sana gelirken
yol azığım sevgi
yüreğim tıka basa sen;
geçerken demir köprüden tren,
gözlerine benziyor -diye- ırmak
atlamak geçerse aklımdan...
Issız bir sahilde seni beklerken
bir deniz kızı el sallarsa gülerek,
sen sanıp kendimi salarsam suya,
yani bir orkinos olursam...
Ya da hiç gelemezsem
berduş bir kuş olarak kalırsam buralarda,
kuru bir dalda seni düşlerken vurulursam...
Beni unutma.
Bunu unutma.
Birgün denizin kenarında
yağmurun altında yürürken;
ak saçlı
yaşlı kadının sırtındaki bebek
iç çekerek ağlarsa peşinden,
bil ki o benim;
senin için yeniden doğdum.
Kucakla beni Hazel,
sana geldim.
ö.nazmi