6
Yorum
8
Beğeni
5,0
Puan
1515
Okunma
NİSAN’DA ZAMAN…
"Bugün aylardan Nisan
Sakın ha koparma yapraklarını
Bırak biraz daha kalsın duvardaki resim…"
Dağlarda bahar kokulu bir zaman
Yemyeşil taze sürgününde ıtır kokulu ağaçlar
Kimisi açmış kimisi gün vursa uyanacak
Göz göz akmış birkaç çiğ tanesi
Ve dallarda bir kucaklaşma telaşı
“Ah siz yok musunuz siz !” badem dallarındaki beni tutan çiçekler
Kırmızı şeftali çiçeğindeki iki serçe nasıl unuturum ki sizi…
Avlumda buram buram bir toprak soluğu
Her nefeste keseme indirdiğim kırık pencereli kerpiç ev
Oluklu tuğlalarda bir tutam yosun güneş hasreti
Tenha bir başköşede yalnızlığım ağırlanır
Dışarıda bir çeşmenin şırıltısı kıvrım kıvrım
Buluşmak için coşkuyla koşar
iki büklüm akan bir bulanık dereye…köpüklü mü köpüklü…
Kıvrılmışım nisan sancısı bir mevsimin minderinde
Kırık penceremde güneş
Pervazlara yaslanmış rüzgar
Gökte belirsiz birkaç bulut
Sanki ağlayacak yer arar
Sığırcık sürüleri konmuş karşımdaki kavaklıklara
Kanatları küçük noktalı beyaz, buluta inat
Bakmayın benim öyle yüzüme
Şaşkın bakışlarıma aldırmayın sakın
Nisan sarhoşluğu düştü işte sizin yüzünüzden kirpiklerime….
Hadi durmayın gelip konun yanı başıma sevdiğim serçelerim
Avucumda birkaç kırıntı hatıra
Varsın kalsın takvimde bahar sancısı ayrılık
Siz gülüşün hep
Bir kolum badem bir kolum şeftali ağacı olsun mesala
Haydi koşup okşayalım güneşin narin ellerini
İçimizde eski bir sıcaklık
Nisan dolduralım en azından her aldığımız nefese…
5.0
100% (7)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.