24
Yorum
26
Beğeni
0,0
Puan
1975
Okunma

eski zehir zemberek günlerin içinden geçtim
gözleri seğirdi o genç kadının
boğazındakı yumruyu parçaladı
solucanları kuruttu güneşte
söktü ektiği patatesleri
yarım çuval etti
yarım çuval da düş ekledi üstüne
tümlendi
çeşmenin ilersine çocukları işettiler
yanında oturdular işenen yerin
yemenilerini çeldiler arkaya, yüzlerini açtılar
yüzlerinde makyaj izi gibi koca izleri
neler duymadı evlerin duvarları
ne küfürlerle çarpıldı kapılar
çocuklar büzüldü bir köşede
yarınlarından ürkerek
sokaklara koştular.
kediyi bile boğdu erkeğin sesi
başı televizyon antenlerine değdi
bütün düzen ona idi
caddeler kahveler eğlence yerleri
kadın kımıldatılmadı durduğu yerde
fasulyeler sulanacaktı arka bahçede
gözlerinin altında dünden kalma morluklar
makyaj yaptı genç kadın
hiç yapmadığı kadar
bütün acıları boyadı
silemedi
çeyiz sandığına kilitledi yarınları
şimdilik yetinmeliydi
çiçek açmasıyla fasulyenin
daha büyümemişti bebek, anne demedi
okula gitmedi, öğretmen olmadı
yetinmek gerekti, bahçedeki leylağın kokusuyla
ve arada bir yazılan sevgi şiirleriyle
birgün sabahlar güzel olurdu belki
bu günler ölürdü birgün
şarkılar söyledi acıları defederek sokağa
yalnız sesi yanındaydı
bir de yüreğini ısıtan çacukları
besteler yazdı aklına
boğazına düğümlenen mutsuzluklardan
söyledi akan çay suyuna, söğütlere şarkısını
başka duyan olmadı
Tanrı’dan başka
belki kabul olurdu duaları
kimbilir..
8. 3. 2013 / Nazik Gülünay
Bütün kadınların "Dünya emekçi kadınlar günü kutlu olsun"