37
Yorum
25
Beğeni
0,0
Puan
2221
Okunma

duvar diplerinde otururduk
güneş geçinceye dek başımıza
karıncalar yuva yapardı
arkamızdaki duvarın gediğine
önümüzden geçerdik
kendi geleceğimizmiş meğer
tekmeleyip girdiğimiz avlu
bir kaç merdivenle çıktığımız odalarda
ne denli büyük olduğunu kavramadan bir adımın
umursamadan yaşamak
orada Halime’aba yüksekten konuşurdu erkek sesiyle
alışkındık o yüksek perdeli sese
sıradan bir şeydi
dokundurmalı sözleri
kocası Rami amca süpürürken kapı önünü
söylenirdi
duymazdan gelirdik iğneli sözleri
yoldan korkarak geçerdi başka sokaktakiler
eli terlikliydi Seval’in
sözle alamadığı hırsını
terlik fırlatarak çıkarırdı
yoldan edepsizce geçenlerden
yine de doğal bir okuldu
oturduğumuz duvar dipleri
elimize orada aldık tığı,mekiği
kaneviçeler işledik, oyalar ördük
çeyiz hazırlayan
gelinlik kızlardık
kim kime yangın
nerde buluşurlar
orda gördük
bir film izlercesine
izlerdik
gözaltımızdaydı Semra’yla Sucukcu
Münevver’in sevgilisi Yaşar’ı babası kovalamış
görmeyeyim demiş bu sokakta.
kim kime mektup vermiş
kim lâf atmış kızlara
haberdardık
duvar diplerinde büyüdük
arada top oynadık, ip atladık
kurslara falan gittik
ama öyle sevdik ki birbirimizi
bir araya geldikçe anar
ne güzel günlerdi deriz
ne güzel günler..
25. 2. 2013
Sokağa serilir eski bir çul,
Üzerinde mahalleli oturur.
Haberler orada alınır verilir,
Üzüntülüyse vah vah edilir.
Her zaman bir lider vardır,
Onun emriyle işler edilir.
Hasan Özaydın
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.