13
Yorum
18
Beğeni
0,0
Puan
3222
Okunma

Avuçlarım esaretini yitirmiş bir deli yangın
bir deli fırtına
gel
gör içimi
içim bir deli sel
gelmeyince sen
gece güneşi giyinmiyor işte.
Nasırlaşan dudakların ki
belasını okutmuş ezberlenen aşkların tesellisinde
kaybettiğim ne varsa
sen ona gelme de
sonsuzluk de
gidince sen
çaresizliğin bile üstü açık kalıyor işte.
Suretim bir delinin hatıra defteri
savur savurabildiğin sokakların arasına
oyala beni
sürükle peşin satan rüzgârların silsilesinde
gidince sen
adım bile ezberine tutulmuyor işte.
Benim yolum bir garip tren istasyonu
ayrılan ellerin müptelâsı
vedalaşan dudakların tavşan kanı tiryakisi
dedim ya
istersen sürükle beni
gölgem yalnızlığımın ebedi aşkı
git gidebildiğin kadar
neredeysen oradayım işte.
Şimdi beş dakika bekle lütfen
yeni bir günün ardına saklanan güneş kadar
bir çocuğun annesine olan özlemini giderene kadar
ve mutlu biten aşkların hürriyetini yazacak kadar
bekle beni.