0
Yorum
4
Beğeni
5,0
Puan
944
Okunma
Ne o fırtınaya,
Ne de ayağının takıldığı taşa kızgınlığım kaldı
Bir durgunluk çöktü üzerime
Ay gitmeden
Çorak zamanında günün,
Şiirler karalamaya başladım
Senli sensiz satırlara değer oldu ellerim
Şaryo kolu
İleriye doğru her kıpırdandığında,
Geriye çekiyorum aklımı
Tohumdu, topraktı, suydu derken
Bahar bahçe oldu yanım yönüm
Renk renk çiçekler
Türlü türlü meyve ağaçları
Tabi bir de kuşlar
Boylarından büyüktürler hani
Kanat kanat dolaşırlar dünyayı
Sonra kelebekler
An kadar kısaysa da ömürleri,
Hayattırlar alabildiğine
Balkona çıkmaz oldum artık
Çayımı hep o sedirin üzerinde içiyorum
Hani şu kırmızı rujdan kalp çizili duvarın önündeki
İçimden sayılar geçiriyorum
Bulmacalar çözüyorum
Her sabah sürüyle çocuk,
Okula gitmek için evimin önünden
Telaşla koşturuyor
İhmal ediyorum yarınların vitaminlerini
Beslemiyorum da onları
Ama geliyorlar
Ya dün,
Ya dünya diyorum sessizce
Oynadığım her oyunda
Kendime yeniliyorum
Beziyorum
Öyleceyim nicedir
On yedi postası da homurdanmasa tren yolunda,
Vakitten de habersizim
Çıkmaz bir sokağım say
Dipsiz bir kuyu
Dönülmez bir gidiş belki
Sonu olmayan
Yeşil bir sayfaya yazılı
Bir çift ölüm yeşili,
Bir çift alaca karanlık
Artık söndürebilirsin ışıkları...
5.0
100% (3)