6
Yorum
11
Beğeni
5,0
Puan
786
Okunma

BUGÜN YORGUNUM...ARMUT ATAN YOK O YÜZDEN....
ESKİ DOKUNUŞLAR...
Dağ deviren hasretlerin un ufak hatıraları yuvarlanır
Taranır ortalık yağmurun topraktaki kokusuyla
Buram buram tenin kokarken yürek evimde çatlar çatılar
Kırılırken tüm gönül pencereleri
Kuraklığın hüküm sürdüğü ayrılıklarda sel akar pencerelerden
Yüz görümlüğü olur eskiden çekilmiş çekingen resimler
Delik deşik edilmiş bulutlardan düşerken ellerin
Ne de güzeldi parmak uçlarındaki sıcaklığın
Eski sevişmelerin tortulu terleri beyazda örselenirken
Dalgalandı yine çarşafındaki deniz martıların masumluğunda
Derin bir mavinin dalgalarında çarparken yürek kıyılara
Tanrılardan ateş çalınmış bir sahil yandı
Tüm melekler gönülden vurulurken
Tüm gemiler sustu öldürülen martıların sinesinden
Kelebeklerde dünden öldürüldü kanatlarının ortasından kırılarak
Her kayan yıldız kurşun saçımı yosunları vurdu önce
Ve yakamoz düştüğünde denizde ayine çekildi deniz feneriyle
Her yer karardı işte sen giderken buralardan
Topal kalmış yengeçler de kaldı bu kumsal ortasında
Islanırken kum saatleri derinden bir mevsim sarı kanadı birden
Bir yağmur kirpikten düştü bakarken dışarıdaki sağanağa
Bir yaprak düştü bir saniye saatlerden
Üşürken gazeller ortalıkta bende oradaydım
Fitili düşmüş bir gaz lambası söndüğünde
İkimiz birden kör olmuştuk kararırken ortalık
Her şey karanlıktı kömür gibi dumanı çıkarken bacalardan
Yandık üşüdük ve özledik ayrılmasak bilmeyecektik bunları…
Ve de eski sevişmelerin izindeki ten kokusundaki terin tenimize yapıştığını...
5.0
100% (11)