27
Yorum
11
Beğeni
0,0
Puan
1598
Okunma
Bilir misin boğazın kaç sesi olduğunu
intiharı düşünen adam gibi köprüde durmadın hiç
uzaktan birer yıldızdır yakomozlar
bazen bir ev güneştir
uzak bakışları görmeden
onun tanrısı masumdur bir bebek kadar
sudan çıkmış balık gibi zıplarlar karada
ateşe basmış gibi atlarlar suya
suda su olurlar,karada toprak
ey adıma yabancı,evime el
kadar güldüremezsin beni,tanımazsın lâlemi
boynu neden incedir
sözden
bilir misin boğazın kaç gel/i olduğunu
kaç görünmez bekçisi,
her lânetin üstünde binlerce dua
nasıl yaşadığını kılcal damarların
kanın nasıl döndüğünü
bir dünya mevlâna
nasıl atlanıldığını her eşikten
ihrama girer gibi
nasıl aldanıyorsun göğün anlık karanlığına
bakmıyorsun insanlara kör aydınlıktan
bir hedefe nişan alan askerler gibi
sayıyorsun ısrarında
ki orada yalnız ölür insanlar
bilir misin boğazın kaç rengi olduğunu
bir göğün altında çeşit çeşit kaç ağaç
kol atar, meyve verir
yeraltında suların kaç damar adımı var
bilirim senin aşkın boğaza
taşlara vuran suya
burada insanlar yaşar
boğum boğum gül olduğu kadar parmakları
silâhtır
boğazı boğan deve!..
5. 11. 2007 / Nazik Gülünay