5
Yorum
3
Beğeni
5,0
Puan
1257
Okunma

Ey yüreğimi herçü merç eyleyenim
Satır satır yazışım seni özleyişimdendi
önce nedendi içime saklayışım başlayışım
Takvim yaprağının üzerine seni işleyişim
Kurşuni gidişlerine inattı mavi tükenmez
Dandelindeki ipin inceliğiydi çizdiğim
Yırttığım çok geceler oldu...
Ay’la konuşurken suskunluğu öğrendim
Her dolunayda sen doluyordun odama
Ama ben hep boşalıyordum göz sağnaklarında
Hasret topraklarını gece ıslatırdım birde begonyalarımı
Bir akşamsefası anlardı da bir ona konuşurdum
Kağıtlar dolusu
Susardı kuruyan dudaklarım, zifiriyle ıslardım
Sana yazdıklarımı ve dokunuşuna
Kağıt dar gelirdi senin uzaklarda oluşuna
Ve ben her sabah uyanışlarımdı düş görüşüm
Serçe öpüşü gülücüğün uyandırsın ölüm sessizliğimi...
Bilirim bağırsam duymazsın
Seslensem,yankısındaki dağlara söylesem de
Gelemezsin bilirim...
Kelebek kanadı ağır gelir ,seni yazmalarıma
Saat bile durgunluğunda seni göstermekte
Gidişinde içimdeki pili de pimi de çektim
Ya senin gittiğine beş vardı
Ya gelişine...
Durdurulan zamanda
P
a
t
l
a
m
a
s
ı
.
.
.
az kala . . .
Satırlarıma son vermeden önce
Sonlanana kadar seni sana yazacağım
Sen bilmesen de ...
duymasan da...
Gelişindeki güzellik gibi şimdilik hoşcakal
Yorulmadım da
Yüreğim ağır gelir oldu bu aralar
Seni niyeyse yazarken yorulsam da....
Dur kalemimi açıp sabahtan bir daha yeniden...
Seni Ne Çok Sevdiğimi Yazacam Gücümce ....
UYANIRSAM....
5.0
100% (3)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.