8
Yorum
5
Beğeni
5,0
Puan
1431
Okunma

/gardiyanım olurdu gece
tek şahitti sehbasında sallanan ayın şavkı /
gök yarılsa içine girsem /yüzermiyim mavisinde
dokunabilir miydim güneşe/yada başka gezegenlere
yağmur olsam dokunur muydum kahverenginin rengine
yada toprağa
tel tel olmuş meşenin köklerine
karışırmıyım karışıksız...
su olsam akar mıyım kıvrılmadan ulaşmaya
işaret parmağımı uzatsam uzar mı ki rüyalara
çağırsam yıldızlardan en parlağını, uyur mu benle
çarşafındaki bir denizde
med-cezirlerinde
köpürtür mü yüreğimi cezve yapsam...
kum olsam çöllerde gezebilir miyim yakarken güneş
gözlerimdekiyle bir kuyuyu doldurabilir miyim
kuyunun kuytusundaki son damlaya dokunabilir mi dudaklarım
son damlasındaki kuyudaki su çağlayan olurmu
yada deniz... yada mavi... yada meşedeki yeşil
en sondu kahverengi toprak...
delisinden derviş vurdu asasını
yer sallandı gök titredi
ateşböçekleriyle tutuşarak..
yanıp sönen uzak şehrin kandilleri titredi
seslendi abdal bu topraklarda öncesinde yaşayanlara
"ey erenler ! müsade verin gireyim ! " der selamlar yatanları...
suskunca söyledi söyleyeceğini
rüzgar uzamış otları yardı yol açtı delisinden bir abdala
her adımda kandillerin alevi yükseldi
bir yanardağı söndürmek istercesine
ateşse ateşti yaklaşan
korktukça korktu şehir saklanacağı yer zaten topraktı
o toprağa ise ayak basılıyordu.
bekledi abdal köşesinde suskunluğuyla
sustu pustu...
deli yüreği çıkardı onun bir atın karşısına
sordu sorusunu yine sustu...
misafiri oldu bir gönül erine
az yediler az konuştular çok ağladılar...
suskunluk deniz oldu
göğe karıştı mavisi mavi oldu
gök yarıldı içine girdiler
damla oldu köke indiler
kuyu doldu
Güneş doğarken girdi kuyunun içine
dönerken dünya...
VE ADI AŞK OLDU...
/gardiyanı olanı önceden bildiği bir gece
ayın şavkı düştü kuyuya Güneş’i solduramadan ay boğuldu. O özgür kaldı idamında.../
5.0
100% (5)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.