4
Yorum
3
Beğeni
5,0
Puan
1248
Okunma

Radyoda Enrico,
Gitarıyla yaz bestelerinde
Maviyi kokluyorum.
Biraz sonra kapanacak gözlerimin kapısı
İçeride bir kadın
Sevmekten başka günahı yok,
Sevgi dolu elleriyle İsa’yı anımsatıyor bana
Pembe kendisine bir başka yakışıyor.
Bu şarkı ona, dinliyorum gökyüzünü
Yıldızları göster diyor, yıldızlara bakıyoruz
Karanlık içimizdeki hasrete eş
Parmaklarının arasında parmaklarımı arar gibi
Sarma bir tütünü dudaklarından alıyorum;
Dudakları şimdi daha güzel!
Elveda saatimiz yaklaşıyor
Balkonun aşağısında çocukların sesleri
Demirliğe top çarpıyor, göz göze geliyoruz
Sebepsiz bir sürünmeye tutulup, gidiyoruz
Güneş şimdi biraz daha uzak da, sevdiğim şehir gibi
Sevdiğim şehir gibi bir kadının gülümsemesi
İçtikçe susatan bir bal gözlerindeki
Yağmuru bekliyorum.
’Ma vie, ma triste vie’
Hiç olmadığı kadar yüzüme yakın nefesi
Avuçlarımda pembeleşen yüzü
Ve o güldükçe, yıkılıyor mutsuzluğun putları.
Deniz de uzak da,
Özlemlerde yüzen bedenim
Ovada ezan sesleri
Hatıralarım canlanıyor vişne tadında
Kadının ak göğsünden maviliklere
Bir sandal usulca ilerliyor.
On altı aylıkken, sütten kesilmiştim,
Öyle söylemişti annem, öyle arzu etmişti
Şimdi sevmelere kesilmesi zor yüreğime
İnciler diziyor bir kadının öpülesi elleri
Sinemada ağlamaya benzemiyor onu sevmek
Sevdikçe, insanın sevesi geliyor.
Radyoda Enrico’dan sonra Elvıs’da sıra
’Love Songs’ rüzgarında sallanan bir çitlembiğim
Ekmek arası ümitlerimin içine acı yalnızlıklar dökerken
Kadının siyah saçlarını okşayıp
Gözlerimi kapatıyorum.
Sesimden öpen sesine şahit aynalar
Acılarıma onun gibi gülmeyi öğrenirken
Alışıyor hasretini çekmeye mısralar.
5.0
100% (8)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.