19
Yorum
17
Beğeni
5,0
Puan
2191
Okunma

ve bir hayattan diğerine yürüyoruz
arası göl
atlayarak bir taştan diğerine
kaçar gibi birşeylerden
.....gözlerim buluştukça gözlerindeki çiçeklerle
sendeki o coşku kahrolası gülüşlerimde
sil yüzümden kendini
sil, çocukluğum
az sonra tam atacakken kendimi azgın bir denize
yine elin yapışacak elbiseme
kayacak ayağın düşeceksin
ve yine
yine gözlerimin önünde öleceksin
bırak yakamı
ellerim batmış kan divitine bir kere
ve m u t l u biten bir şiirim olmamış hiç...
...
Beni bağışla;
Çekingen bir tavırla uzatmaya korktuğum kalbime
Sadece aşkın cüretiyle duasına durduğum senli dileklerime
Ve ellerimden yerlere saçılan kirli defter sayfalarına
Mağrur bir zaferle bakacağın kadar, gözlerine karıştığım için
En az senin kadar suçluyum
İki dudak arası bir moladır şimdi ölüm
Çünkü ben hiçbir zaman “seni seviyorum”una yetişemeyeceğim
Şimdi hangi sokak lambasının ışığına sığınsam
Gözlerimi kamaştıran güneşini soracağım kendime
Ve içinde masallar anlatılan evleri özleyecek bir türlü büyümeyen yanım
Bilsem de olmadığını kahramanların
İçinde baba olan gerçek yaşam hikayelerini anımsayarak avunacağım
Yoksa nerdeyse inanacağım külkedisi olduğuma
Ki bu ayak sesleridir ölümün
Çünkü ben mecburi ayrılıklar varisiyim
Aşk cinnet
Aşk cennet
İkisinin arasında bir yerlerdeyim
Ve uzaktan izliyorsun
Sevgine sessizce dil(l)enişimi, kendime direnişimi
Çünkü aşk(ın)a sığındığımı
Kutsal kitaba İnancın(m) kadar biliyorsun
Ve görüyorsun yorgunca yalpaladığımı
Bilmem ki daha ne bekliyorsun
Elbette biliyorum
Losyon kokulu bir adamın göğsünde uyumakla
Güven veren bir omuzda sabahlamanın o ince ayrımını
Sen yine bildiğine say, aşkı, sevgiyi karıştırdığımı;
Nasılsa kaybettim
Nasılsa gidiyorum
Ve bil ki,
Ben erteledim bir ölüm sonrasına
Sana hiç söyleyemediklerimi…
de_soulmate