12
Yorum
11
Beğeni
5,0
Puan
2545
Okunma

en kor düşlerin ulu ortası
mor kasımpatılı solgun akşamlar
bir damla göz yaşıydık/annesiydik yarınların..
flu perdeden sızarken ansızlık
çok garip gelmişti hayat ve çalımlı bakışları
oysa
bir sonun üzerine yazılmalıydı başlangıcımız
-hem de kıskıvrak-
geç kalmışlık hayasız bir çocuk gibi kelepçelenirken rüyalarımda
ve sen alıp alıp giderken koynumdan ateşli birkaç geceyi
dipleri kırağı tutardı saçlarımın,
sonrası bilinmeyen bir hastalık
ezerdi seni/ya da beni
kızgın birkaç kedi çiftleşirken bahçemde
ya da
bir melodinin notaları arasına hapsolurken, ikimiz
belki de
kalbimin düğmelerini açardı birileri
ela bir çılgınlıktı sevmek/tıpkı adımızın benzeş harfleri gibi
ya da hatırlasana
tünek tepeden denizi izlerken başımızın dönmesini
sulak bir bahçede, çamura bulanırken ayaklarımız
hep o ses bölerken, hevesimizi
(nasıl da umursamazdık)
ya da sevişerek dinlenirdik ya hani
o vakit
büyük olasılık ağlaşırdı hercâiler
soluklarımız karışırdı gök yüzüne doğru ölürken
ve sen
ve ben
leylalar sahilinde kırlangıçların bam telini koparırken
şimdi aysız,
anlamsız,
aşk’sız..
Çiğdem Parlayüksel
5.0
100% (17)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.