23
Yorum
12
Beğeni
5,0
Puan
2020
Okunma

I.
aşk yoksa yeryüzü de yok
ne garip
unutulan en acı ölümler gibi
örselenmiş ışıltılı zamanlar
ve kayıp bir dolu şehir
siyah beyazdı görüntü evvelden
soluk ama samimi/şimdi karma (şık) bir hayat
elleri kına kokan gelinler yalancı bir ülkeye iltica ettiler
faytonlar da gitti..
pabuçlarını cilalatan parlak oğlanlar
safsata bir macera içinde, trajikomik bi haller
herkes bir romen rakamı sanki
(alt /üstü çizili)
ben susmak hakkımı kullanıyorum
geriye doğru akan gri bir nehirim
şimdi
insan ismiyle anılırdı eskiden
nasıl ki
maske ölmek istediğin zaman takılırsa
yaşama sevinci de puzzle’ın son parçasında gizli
lalettayin bir anı yakalamak çok zor
basmak deklanşöre habersizce mut denizinde bir dalga sesini
sonra yıldırım düşmesi gözlere
sıradanlıktan uzaklaşıp, insanlığa dönmek bir nebze
hanedanlık bir emanet gibi dururken hala üzerimizde
II.
of
yine sabah olacak
göz çukurlarım ele verecek kendini
amasız bir hastalık bu şiir be usta
gerçi
şanssız bedevi onlardır bizim nazarımızda
ve batık birer gemi ..
(süslü masallardaki Nuh’un hayvanları gibidirler sevgiye yazamadıkça)
dava açmak gerekir mi
yargılamak inceden hepsini
maviden yaratılmış ne varsa
siyaha buladıkları için
ve tüm katilleri..
(sahi katiller de bir gün asar mı kendini?)
bırakın Pinhani dinleyeceğim
üzerine
acı bir kahve belki
sonra
yakıp ateşi
içeriye dolduracağım pervane böceklerini
kayan yıldızları gömerken gözlerime
görmesin kukumav kuşları
örtün perdeleri..
Çiğdem Parlayüksel
5.0
100% (26)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.