12
Yorum
3
Beğeni
5,0
Puan
1472
Okunma
Gelişin hazanları yeşillendiren bahar
Gelişin solan güne bahşedilmiş nevbahar.
Gelişin karanlığı aydınlatan bir ışık
Ve bir geliş bu kadar yürekten güzel ve şık.
Bir geliş ki bulutlar sevincinden ağladı
Gözyaşları gönülde nehir olup çağladı.
Bir geliş ki kuruyan topraklarım yeşerir
Viran olmuş dünyama,ruhuma neşe verir.
Bir geliş ki dalımda açıyor efil efil
Andım olsun ki buna bütün tabiat kefil.
Sözlerimde ki coşku sana methiye değil
isyanım şanssızlığa, kaçan zamana değil.
İçimde ukte kalmış özlemin sancısıdır
Huzuruma gem vuran vuslat yabancısıdır.
Bu yüzden heyecanım bu yüzden haykırışım
Bel ki de bu yüzdendir böyle gönül kırışım.
Bütün suçu sırtıma acımadan yükleyip
Ardından rüyalarda adını sayıklayıp.
Gittiğin günden beri yolunu gözler oldum
Gecenin mehtabında yüzünü izler oldum.
Uzak mesafelerdir beni umutsuz eden
Gelmeyen selâmındır canı üzüp kahreden.
Halimi gel gör işte bıraktığın yerdeyim
Bunca yıl çektirdiğin umarsız kederdeyim.
Peki! Ben sensizlikle sarıp sarmalanırken
Yüreğim hasretinle yanıp tırmalanırken.
Bembeyaz sayfalara adın karalanırken
Gel diyen sayhalarla ruhum paralanırken
Sen nerde sabahladın duymadın mı sesimi?
Hiç mi hayal etmedin sımsıcak nefesimi?
Kavuşmanın neşesi, matemi tenden soyup
Yerine mutluluğu mükâfat diye koyup.
Sinecek peşi sıra depreşen anılarım
Zuhura gelmeyecek ürküten sanılarım.
Bil ki bu aşk ateşi yanacak sonsuza dek
Sığınacak tek liman bilecek sonsuza dek.
Gidişin zindanlar da çürüten bir cürümdur.
Gelişin azat edip yaşatan sürurumdur.
Bazen kalbi söyleten ayrılık evhamıdır.
Bazen kalbi coşturan ustanın ilhamıdır.
M.Ziya DİNÇ
28.08.2011
5.0
100% (13)