56
Yorum
31
Beğeni
5,0
Puan
5306
Okunma

Güneş yaylalardan doğarken yine
Cihan gözcü olmuş akıl cengine.
Budur; işte Türk’ün yenilmez yanı
Dimağlarda hâkim yıkılmaz kanı.
O dörtyüz çadırdan kurulmuş otağ
Cihat üzre; yoldan, çekil orta çağ.
İzandan, mizandan ödün vermeden
İnançtan, ezandan ödün vermeden.
Değişmez amaçlar; hukuk, hak ve ruh
Zulüm bitti artık, çekilsin güruh.
Hasip geldi; özden, çalınmış maya
Fetih sevdasından nasip almaya.
Sayan dağlarından geçen ırmağın
Suyundan içenler, yeşertir bağın.
Zulümden kaçan halk, koşar yurduma
Yayan, atlı herkes girer orduma.
Ki; sor, yol bulursan Mihal Gâzi’ye
Bütün dünya almış, mazimden ziya.
Nizam intizamdan mesut her gelen
Buyursun duyanlar, kurulmuş şölen.
Çınar doğdu, gün gün yayılmış sanı
Filizlendi, Hakk’tan alıp ihsanı.
Kurup türlü dernek, emin teşkilât
Kolaylıklı bir yol olur müşkülât.
Büyür gün be gün yurt, cihet Bursa’dır
Bizans sultasından yanan arsadır.
Zaman sonra yorgun düşer ruh beden
Ecel vakti, insan için "çok" neden.
Geçer sulta, Han’dan oğul Orhan’a
Yetişmiş ki; benzer Yiğit Osman’a.
Esenlikte, şehrin görüp fethini
Duyar, cümle iller oğul methini.
Nöbet ehli sensin, ki; sensin vasi
Zalim olma; yoktan olursun asi.
İlimlerde bulsun gözün Hakk yolu
Keser rahmetinden yağarsan dolu.
Çığır bizde; Vâhid yolundan geçer
Melik, dostu; bilgin kulundan seçer.
Erek; hakça tertip, halim davranış
Kırıp, dökme; ilmî bilenden danış.
(Fa’ûlün / Fa’ûlün / Fa’ûlün / Fa’ûl)
27 eylül 2012
Trabzon
Devam edecek...
Şiirimi seçkiye layık gören kurula,
duygularıma ortak olan değerli gönül dostlarıma kalbi şükranlarımla
5.0
100% (46)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.