23
Yorum
31
Beğeni
5,0
Puan
4829
Okunma
Osman Bey’in vefatı ve oğlu Orhan Bey’in idareyi ele alması konu ediliyor bu bölümde
İnanç, bizde şeksiz hakîkat ise
Amaç; Hakk’a hizmet, necip elbise.
Onur; Türk’e mahsus, yokolmaz yapı
Taşar zübdesinden "başarmak" tab’ı
Emânet veren kim? Asil bir Ata
Vatan bir mukaddes, değil bir meta.
Bu sözler asırlar yaşatmış ’boy’a
Ki; tam altı yüzyıl taşıtmış soy’a
Dolar vâde, altmış sekizdir yaşı
Gümüş kubbe ağlar, melûldür taşı.
Kuşak şimdi bilmem nasıl yâd eder?
Bilen "nerdesin" der ve feryat eder.
Vekâlet geçerken oğul Orhan’a
Salim ülke teslim hadim bir hana
Zalim memleketler yıkan fırtına
Soy’un, arşa ismin takan fırtına.
Tufan koptu, durmaz zalim yutmadan
Bu Türk’tür; durulmaz terin atmadan.
Tarih derki; başkent olur Bursa’mız
Yeşil Bursa artık bizim arsamız.
Gümüşten hasıl bir çeşit akçeyi
Basıp, günde yüksek tutar ökçeyi.
Düzenlendi asker, ilim iktisat
Diğer yanda millet, amiller esat.
Sınırlar dayanmış boğaz üstüne
Han’ın, sur boğazdan acep kastı ne?
Bilenmış kılıçlar, hedef Rumeli
Söğüt dağlarından eser Türk yeli.
Derin korku sarmış Bizans ehlini
Gelip gör, bu ahmak kral cehlini.
Toparlar hemen boş, hain leşkeri
Hedef, kutlu handır; çevirsin geri.
Kırar cümlesin bir karanlık gece
Zaferdir sonuç hep, yenilmek nece?
Kolay lokma olmak, başından sarih
Düşer Şehr-i İznik, şahittir tarih.
Güzel belde çoktan olur başşehir
Güneş iz bırakmış, ışıldar mehir.
(Fa’ûlün / Fa’ûlün / Fa’ûlün / Fa’ûl)
mehmet ziya dinç
devam edecek...
5.0
100% (32)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.