2
Yorum
0
Beğeni
5,0
Puan
1165
Okunma
-bölüştük gizli bir öpüşmeyi
katığımızdı iki sessiz nefes-
denize düşen sesini karşılıyoruz bir vapurun
ellerin ıslak ve utangaç bakıyor
yarasını teninde taşıyan bir deniz bu
balıkçılar pansuman yaptıkça anlıyorum
her çocuk suyunu ısıran bir girdapla yaşıyor akşamüstleri
gençliğine koşuyor atları dünyanın
bir martıyı yakalıyoruz can evinin gölgesinden
yosunun kokusundaki şamandıraya demirliyor rüzgâr
çöp kuşları tükürüyor göğün avlusuna
diyorsun ki gamzesine yaralı bir kadın oturmuş baharın
diyorsun ki saçlarında kaç böceğin ölüşüdür bu ağıt
bana akma diyorsun bakımsız bakışlarınla
gözlerinde o ipekten uykunun dönencesi var
yaslanıyorum tenindeki mimozaya
hep böyle zamansız uçuk kaçık
uyuyan gemilerin iskeletleridir yastığında rüyalar
ah pencerede röntgenci bir şehir pencerede
sabahın sisli silahıyla deliyor kalın duvarımızı
çatlak bir vapur geçiyor yüzlerimizdeki öpüşmenin izinden
dudakları akıntılı bir gençlikle kıyısına vuruluyoruz sevişmenin
bedenimizdeki mahalleyi ter basıyor
benim tomurcuklandığım doğruydu bugün
seninse çiçeği doğurma biçemin…
5.0
100% (7)