5
Yorum
3
Beğeni
5,0
Puan
1233
Okunma
saçlarını dolaşan ömür yamaçlarında
dudaklarını ıslatır eski bir şarkıyla
aklında sürü bulutlar ve
gece gökleri/anlarım
seyrine doyulmaz
duvarda asılı yüzün
karanlığın imbiğinden alıyorum suyumu
ezberinde sahil kuşlarının ansızın dökümü
yağmurun dindiği vakit
kendi tarihimin söndüğü zamandır
kıyametimde düşlerinde ışıldayan
yaşamı görüyorum
ahh nasıl sarılır
varla yok arası ömrüme
bilirim
sokaklarında gölgelerin büyük
pencerelerinde hep bir fener
aydınlatır en derin hayallerini
yaralı yolculuğa...
böyle geçer günler
deniz büyür uykularda
rüzgar nereye eserse kollarımda
giderim oraya
bilirsin rüzgarları severim
karanlık oyunları da
susuz dilimde
ahh nasıl üşürsün
duvarların yankısında sesin
kimbilir hangi aşkı kucaklar
yalnızlığını bölüştüğün sofrada
bahar ararsın
gül
yağmur senin için ağlar
uzakta kalan yakınlara
gör
özlem limanları koşuyor
peşinden/
peşinden
gökyüzü
deniz
herşey senin için.
5.0
100% (10)