6
Yorum
3
Beğeni
5,0
Puan
1270
Okunma

Ne arıyordum gözlerinde
Tezgahtan düşer gibi düştüm hazırlıksız
Yetmezmiş gibi kaldırımların engebeli yokuşları
Ana kucağından sılaya göçmek gibidir olsa da kanamasız
Hele bir de sarılmamışsa boynuna bir damla gözyaşı
Düşersin s/ağır geceye, ayrılık iflâhsız
Gece terk edilişler tedirgin, ağrılı ve korkuludur
Savurur öfkeli rüzgâr dişi bir it gibi sokağa
Ucuzlatılmış bir aşkın(?) etiketi yapıştırılır alnının duvarına
Ve adın yosma...
Oysa her sokak biraz kadındır ağlamaklı
Belki bu yüzden en çok çıkmaz sokaklar sırtını sıvazlar
Yüksek rakımlı sevdalar
Yüksek ökçeli topuklarda daha mı çabuk kırılır acaba
Bilmezler kaç numara küçük ayağında ayakkabı
Ve topuğu merdiven aşka
Şimdi kimi sevsem
Uçuklayacak dudağımda sev(iş)meler
Ruhsal bir felakettir kullanılmışlık duygusu
Parmak ucunla bile dokunmamışken saçlarına ve avuçlarına
Kısır bir günahın zührevi korkusu
Şimdiden sonra doğacak güneş ölü ve ay yırtık
Zira;
“Şangırdamadan sessizce kırılır haysiyet
Yarın
Hüznü dölleyecek gün
Acılar doğacak
Sakat düşler kucaklayacağım
Çünkü tezat duygularla aşklaştık”…
de_soulmate
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.