11
Yorum
0
Beğeni
0,0
Puan
1005
Okunma
“uyu yavrum ninni,uyutayım seni”
masallarla ninnilerle avutayım seni”
-------------------
masallar masallar masallar…
devler, inler, cinler
her yeri delik deşik ettiler büyücüler
kendi ormanını yakmış ağaçlar/ı
tutukladılar
solgun güller ellerinde
babalarını bekliyor çocuklar
karayla doldurulan defterde
mühürlendi beyazlar
yazdıkları masalların içinden
kör bakışlarla, kendileri bile çıkamıyorlar
kime sığınacak, kime inanacak çocuklar?
gönlünce yazamaz oldu
kelepçelenmiş kalemler
ki onlar, hiç mi hiç geceden korkmuyorlar !
ne menem bir serseri kurşunmuş
dolanmış durmuş her yerde
dünyayı dolaşmış da, bir onlara dokunmamış
görmüyorlar kendi kanlı ellerini
pir-ü paklar hepsi!
düşman kıs kıs gülüyor bize
lâkin düşmana ne gerek, böyle baş varken bizde
gözleri ayaklarımızda
ha geldi, ha gelecek, günün kurt ağzında ulak
hayat zalimliğini deneyip dursun üzerimizde
acı sular içirsin bize
bilmediği, tatlanacağıdır bir vakit
içimizdeki gayretle
ateş böcekleri gibi kavrulsak da
koşacağız doğruya
tek başına mutlu olurken bazıları
aç yatar komşuları
daha yokken yürüyecek yolları
enginlere akamazlar
sarı benizleriyle, dünyadan bihaber
varsın çamurlu çukurdaki suda
kâğıt gemisini yüzdürsün gariban çocukları
bir onu satamıyorlar
yerinde durmada hâlâ
şükür ki, gökyüzüne ulaşamıyorlar
mavi bulutlarımız
denizlerde Çanakkale ruhumuz
ve aziz şehitlerimiz var bizim
/sararsa da eski defterler
yazı kalır içinde
ihaneti affetmez tarih hiçbir zaman!/
temel sağlam olmalı önce
yeni katmanları çek dur çürük duvara
tutmaz/ zihin işkencesi
silkelendikçe toz geçer gider
yırtılan ten zarı, yine onarır kendini
tinde leke izi, daim kalır
bir yere kadar gerilir, kırılır yay
boşta kalır, işe yaramaz mızrap
gün gelir, sabâ makamı üflenir her adın üstüne
anlıktır cam buğusu
sonsuz değil nefesler
fânidir, gün gelir kuş misâli kanatlanır insanoğlu!
tohum sabırla beklerken karlı toprak altında
soyuttur iniltisi bilmez kimse
bildiğinde anlar yükünü
geçer kendi sırtına, değişir yeri
insan, gürültüsüyle bastırırmış
korkusunu
zorbanın engerek dili
gün gelir, sokarmış birgün kendini
bu güne kadar, sıvananamış güneş balçıkla
sıvanamayacak bu günden sonra da!
tek yolumuz C u m h u r i y e t…
Hâdiye Kaptan
c) Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.