2
Yorum
0
Beğeni
0,0
Puan
895
Okunma
İnanır mıydın
bu kadar anlam dolu
günlerine taşınacağına aşkın
oysa tüm kapılar kapanmış
ve başkalarının yaşadığı
o el tutuşmalara
bakar olmuştuk
birileri gece ya da gündüzü
eşit ve apak duygular içinde
sarmaş dolaş
yaşamayı seçerken
biz aş erer olmuştuk
adam gibi sevmelere
ve karnımızda
faili meçhul cinayetler taşıyorduk
geçmişten kalma
faillerini yeni öğrendiğimiz
hatırladıkça üstümüze kusan
rezaletler...
birileri sarılırken her sokakta
adam gibi aşk diyerek yaşadığına
özlemle baktık el tutuşmalara
kendimize dönerken
hüzünlü yakarışlarla
ne birileri gördü bizi
ne de yalnızlığımıza uğradı şehir
yüreğimizde zincirleme elem tamlamaları...
her vagonda kıdemli aşk fısıltıları
sözcükler ve öpücükler arasındayız
altımızdan kayan kızgın tren rayları
aktıkça akan azgın Fırat gibi
derin bir girdabın ortasındayız
içimizden geçen Sırat gibi
ne günlerdi yaşadığımız
kasveti kasvet
hasreti hasret
bir dilim ekmeğe muhtaç gibi
aşkı aradığımız günler...
inanır mıydın
-yüreğine söz geçmeyecek
ve alıp götürecek çok uzaklara
aklındaki aşk
kalbindeki fırtına
ve bağlılık yemini edeceksin
yarınlarına...-
diye söylese
içindeki ütopya
şimdi sussun her dildeki şive
konuşmak neye yarar
biz aşka mucit olduktan sonra
...
sevgili
artık benim içim sıcak
mevsim soğuk
kalbimde özlem
aklımda sen
aş eriyorum yüzüne…
ve aşk boy veriyor içimdeki şehirde
sokak lambalarıydı bana arkadaş aşksız adımlar attıkça kentte
sana duyurmak istiyordum sesimi ama menzilimde değildi yüreğin…
Nevzat KONŞER
Şubat 09
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.