4
Yorum
9
Beğeni
5,0
Puan
109
Okunma
Kırılmış bir cam keskinliğinde dil,
İncindiğinde...
Vurmaya hazır, kuşatıp kelimeleri.
Giden bir annenin tülbentine sarılıp
Gecenin elleriyle gözyaşı toplamak...
Topraktan önce avuçlarına biriken,
Ardı arkası gelmez korkuları
Güneşin dilendiği sabahlara taşımak...
Göğsünü gere gere, göğün sarıldığı bulutlar,
Bitmek bilmeyen ah o fani grilik...
"Yağsa da bitse" temennisiyle
Pencereden içeri dolan yağmurlu hava,
Damarlarında dolaşan asi kanın sükûneti.
Elbette ki...
Nehrin akışına bent vuranlar değişmez ki;
Karanlığı başımıza tokalayanlar,
Sabrı taşıranlar...
Anneler ölür, çocuklar büyür.
Taşlar dile gelir,
Sürülür suyun hafızasından incinmeler.
Ateşi harlayan rüzgârdan sorulur gelinciğin vebali!
İyiliği, güzelliği inkârdan gelenler
Hor düşer Tabiatana’ya...
Vaha Sahra
5.0
100% (5)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.