1
Yorum
4
Beğeni
5,0
Puan
74
Okunma
Zaman acıyı meyve gibi olgunlaştırdı,
Hamlık maziye karıştı.
Can kıranın canı yansa kırmazdı, biliyoruz...
Mazlumla zalim bir kaşıktan yemez!
Hiç sevilmedi belki de,
Nasıl sevsin?
Yine de merhamet edilmez zalime,
Attığı taşlar dönüp başına yarsa!
Kör kuyudan su beklemek, ummak...
Cam olsa kırılacak içi,
Sırlansa ayna olacak,
Can dese çıkacak…
Ah nasıl ikilem.
Dünde bırakılmış bir çocuk, bugüne nasıl taşınır?
Gülmeyi çoktan unutmuştur...
Büyüklenir oturur masaya,
Bıçağı saplar sözleri ortaya.
Parmak uçlarında karıncalanma, düşen nabız...
Usulca araya çekilen uçurumlar.
Çiçekler kurur, tohuma döner;
Başka bahara bırakır heveslerini.
Açmaz kanatlarını rüzgara kuşlar.
Aynı bıçağa açmaz kendini yara!
Vaha Sahra
5.0
100% (2)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.