1
Yorum
0
Beğeni
5,0
Puan
50
Okunma
Bir gece vakti, sessizce çal kapımı,Karanlığı incitmeden, parmak uçlarında gel.Ahşap basamaklar gıcırdamasın çıkarken,Şehir uykudayken, yalanlar susmuşken gel.
Öyle ağır bir yorgunluk var ki sırtımda,
Sorular sorma bana, hâlimi sorma;
Gözlerimin içine bak, sen nasıl olsa anlarsın.
Oturup diz dize, şafağın söküşünü izleyelim,
Gecenin siyahı çekilirken penceremizden,
Cümleler süzülsün sessizliğin içinden usulca.
Bizi bu dünyadan uzaklaştıracak bir gökyüzü bulalım;
Öyle derin, öyle lekesiz, öyle alabildiğine mavi...
O mavilikte iki özgür kuş gibi,
Rüzgâra dokunarak, birbirimize sığınarak uçalım.
Buz tutmuş insanların bakışlarından,
Maskelerin arkasına gizlenmiş sahte tebessümlerden,
Tüketilmiş umutların kasvetinden yıprandım.
Soğudum her şeyden, içimdeki ateşi bile söndürdüler.Şimdi bu kalabalık çölün ortasında bir tek sen varsın;
Ruhum halsiz, kanatlarım kırık, kelimelerim eksik...
Amansız bir yalnızlığa düşmüşüm,
Sen ki dostluğumu bilirsin, sen ki susuşumu bilirsin;
Hiç konuşmasak da sen beni anlarsın.
Kadir TURGUT
5.0
100% (1)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.