0
Yorum
0
Beğeni
0,0
Puan
42
Okunma
Bir bozuk saatir yüreğim hep sende durur...
Turgut uyar anısına.
Turgut Uyar, yalnızca şiir yazan bir şair değildi. Türk şiirinin yönünü değiştiren, kelimelerin alışılmış anlamlarını yerinden oynatan ve insanın içindeki yalnızlığı, aşkı, sıkıntıyı ve umudu kendine özgü bir dille anlatan büyük bir şairdi.
Bir bozuk saattir yüreğim, hep sende durur,
Zaman aksar, akrep yelkovanı kovalamaktan vazgeçer.
Bu aşk ki; kentin bütün caddelerini felç eden bir itiraz,
Meydanlardaki devasa kalabalığa çekilmiş nazlı bir süngü.
Seni sevmek; durup dururken göğe bakma ihtiyacıdır...
Bütün otobüsler yanlış duraklarda indirir beni,
Bütün biletçiler fazla para keser yalnızlığımdan.
Bir sen varsın oysa bu kargaşanın dışında lekesiz duran,
Bir senin gözlerin var; akşamüstleri Haliç’e vuran o durgun ışık,
Bir senin ellerin var, beni bu beton soğukluğundan çekip çıkaran...
Biz seninle aynı otobüs biletinin iki ayrı yüzüyüz,
Aynı durakta bekleşip duran iki telaşlı yolcu.
Sen durursun, dünya etrafında fırıl fırıl döner de durmaz;
Benimse bütün vakitlerim senin baktığın tarafa ayarlı,
Gece yarısı da olsa, sabahın körü de, saat hep seni vurur...
Bozuktur mekanizmam, çarklarım pas tutmuştur senden öteye,
İlerleyemez günlerim, takvimler yaprak dökse de boşuna.
Sana varmayan her saniye, ömrün kenarından kırpılmış bir teferruat;
Seni düşünürken yaparım ben bu kentin en hakiki işlerini,
Seni severken büyütürüm içimdeki o çocuksu başkaldırıyı...
Şimdi tut ellerimi, bu gürültülü pazarları baştan başa geçelim,
Kozalaklar dökülsün yolumuza, çaylar tazelensin kahvede.
Aşk dediğin; iki insanın aynı hizada durup susabilmesidir,
Sözün bittiği yerdeki o derin, o aşınmaz mutabakattır.
Varsın bozulsun saatler, varsın durdun zaman tam ortasından...
Kimin ne dediği umurumda değil bu amansız dünyada,
Herkes bir şeyleri yetiştirme, bir yerlere varma telaşında.
Ben senin kıyında demirledim bütün gemilerimi,
Dalgalar dövsün varsın iskelemi, fırtına koptukça kopsun;
Senin kucağında biter benim bütün fırtınalarım...
Bir dize atarım geceye, tutuşur kentin bütün ışıkları,
Bir adını fısıldarım, tramvaylar durur, sirenler susar.
Seni sevmek; nesnelerin anlamını değiştirmektir bir bir,
Soğuk bir tahta sandalyeyi bir saray tahtı kılmaktır,
Bir bardak suyu ab-ı hayat gibi yudumlamaktır seninle...
Unuttum zamanın nasıl aktığını, hangi mevsimde olduğumuzu,
Şakaklarıma aklar düşüyormuş, takvimler eskiyormuş ne çıkar?
Benim yüreğim o ilk baktığın günün tam ortasında çakılı;
Ne bir saniye ileri gider ne bir adım geride kalır,
Öylece, mahcup ve mağrur, hep sende durur...
Dünyanın bütün saatçileri toplansa bir araya,
Tamir edemezler içimdeki bu ebedi duraksamayı.
Çünkü bu bir bozukluk değil sevgilim, bu bir mucize;
Zamanın ötesine geçmektir seninle aynı anda,
Aynı hizada, aynı dizede soluk alıp verebilmektir...
Şimdi hangi kente gitsek, hangi caddeden geçsek birlikte,
Duraklarda senin adın yazılır, saatler seninkini gösterir.
Kapanır takvimler, susar kentin bütün gürültüsü;
Ve ben son nefesimi verirken bile bilirim ki sevgilim:
Bir bozuk saattir yüreğim, ebediyen sende durur...
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.