2
Yorum
8
Beğeni
5,0
Puan
71
Okunma
Kışın o amansız ayazı çekildi bağrımdan usulca,
Şimdi bir bahar nefesi bekler içimdeki kuruyan dallar.
Çiçeklerin filizlendiği o muazzam müjdeyle çık gel;
Çünkü senin yokluğunda her günüm bir çöl kadar çorak,
Her gecem yalnızlığın o buz gibi koynunda biterdi...
Rüzgârın sesi bile kırık dökük çınlardı kulaklarımda,
Güneş doğardı doğmasına ama ısıtmazdı içimdeki o kör kuyuyu.
Dön bana sevgilim, karanlığı yarıp geçen bir yol bul kendine,
Ve o yolun en güzel, en aydınlık sonuna beni koy;
Çünkü omuzlarımdaki bu ağır yükler ancak seninle hafifler...
Bir gülüşün yeter kentin bütün fırtınalarını dindirmeye,
Toprağa düşen ilk taze yağmur damlası gibi gel.
Yıllardır susuz kalmış, çatırdayan bu dertli kalbime
Bir damla umut serp, bir nefes sıcaklık bırak;
Sanki dünya yeni baştan kuruluyormuşçasına tut ellerimi...
Sensiz yarım kaldım bu fani âlemin hengamesinde,
Bütün parçalarım dağıldı, eksildim günden güne.
Senin adın anılmadan başlamıyor ki benim sabahlarım;
Akreple yelkovan bile seni beklemenin nöbetini tutarken
Gönlüm hâlâ aynı tutkuyla, aynı lekesiz aşkla atıyor...
Gel ki göğsüme yaslanan o ebedi huzur yeniden doğsun,
Gel ki parmaklarıma dolansın yıllardır özlediğim o sevda.
Gözlerinin derininde sakladığın o büyülü baharı getir bana;
Solan ne varsa yeniden filizlensin senin o ilk adımınla,
Kuruyan pınarlar yeniden coşkuyla dökülsün yataklarına...
Sana kavuştuğum an yeniden kendim olacağım biliyorum,
Yüzümdeki o yorgun çizgiler birer birer silinecek.
Seni sevmek; bir kentin bütün sokak lambalarını yakmaktır,
Geceyi gündüze çevirmek, zindanı bir saray kılmaktır;
Sen gelince tamamlanacak yarım kalmış bütün mısralarım...
Kaç zaman geçti aradan, kaç mevsim döküldü takvimlerden;
Uzaklığın hiçbir şeyi eksiltmedi içimdeki o devasa adanıştan.
Hangi yana dönsem senin kokun sarar odayı bir anda,
Gözlerimi kapasam, o içten tebessümün aydınlatır karanlığımı,
İnsan birini böyle severse ancak bahara erebilir...
Çık gel o tekinsiz, o soğuk yalnızlıkların arasından,
Bir kuşun kanadına yükle vuslatın o tazecik sevicini.
Sana koşan bu adımlar hiç yorulmadı o sarp yollarda;
Çünkü sonunda sana varmak varsa sevgilim,
Bütün yokuşlar bir düzlüğe, bütün kışlar bahara evrilir...
Kavuşmak ki; iki nehrin aynı denizde tutuşup coşmasıdır,
Aynı duada birleşip gökyüzüne doğru havalanmasıdır.
Seni içimde bir şifa gibi, bir ab-ı hayat gibi taşıdım;
Şimdi aç kapılarını, sarıl bu mahzun yalnızlığıma,
Biz seninle aynı toprakta yeşeren iki lekesiz fidanız...
Dön bana sevgilim, gel ki ömrümün kalan kısmı aydınlansın,
Bütün kırgınlıklar sönsün, bütün yaralar bir gecede kapansın.
Sana kavuştuğum o ilk anda bir çocuk gibi güleceğim;
Geldin ya sevgilim, bitti ya o uzun ve amansız ayaz;
İşte ben, senin o efsunlu gözlerinde yeniden kendim olacağım...
5.0
100% (2)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.